Erkan Hirik » Blog Archive » Yavuz Sultan Selim ve Keklik

Yavuz Sultan Selim ve Keklik

Kategorisi (İronik) Yazan Erkan Tarih 27-03-2008

Kadim bir arkadaşım olan Olcay’ın sitesinde rast geldiğim güzel bir anektodu sizinle paylaşmak istedim. Keza olay öylesine güzel ki saatlerce günlerce tartışabileceğiniz bir konuyu bir cümlede özetleyi veriyor. Bu arada sakın Olcay’ın nam-ı diğer Panthera_’nın sitesini ziyaret etmeyi unutmayın. Eğlenceli bir blogu var kendilerinin.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafetle Kuşlar Çarşısı’nı gezer. Burada, avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar. Bir ara gözü kekliklere ilişir Padişahın.

Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, “Tane işi satış fiyatı 1 altın” yazıyor. Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı; 300 altın. Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır. “Hayırdır” der satıcıya, “Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?” Satıcı, “Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor” der.“Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar” diye ekler.

“Satın alıyorum” der Padişah, “Al sana 500 altın…” Parayı verir ve hemen oracıkta kekliğin kafasını keser. Adam şaşırıp, “Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi” diye dövünürken; Padişah gürler: “Bu kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir. Bunun akıbeti er veya geç ölümdür…



Yorumlar:

Yorum Yap