Türk Dili ve Edebiyatı Nedir ?

Akademik hayatta yakın zamana kadar adı Türkoloji olan bölüm. İsim deÄŸiÅŸikliÄŸi yerlidir; keza “ağır otur Türkolog desinler”dir, nail olunması güç bir mertebedir. Bundan kelli böylesi daha iyidir. Yük ağırdır çünkü… Saç yoldurttur, göz bozar, elleri yara yapar, her ÅŸeyi bilmen gerekir; bilinmesi olanaksızdır öte yandan. Eski Türk Edebiyatı, 11. yüz yıldan 18. yüz yıla kadar olan Türk edebiyatı aÅŸamalarını(divan edebiyatı diyelim) ve metin ÅŸerhlerini; Yeni Türk Edebiyatı, Tanzimat ve akabinden günümüze kadar olan edebî süreci; Halk Edebiyatı, Türklerin mitolojik ve folklorik kültürel geliÅŸimlerini; Eski Türk Dili, Uygurca, Göktürkçe, ÇaÄŸatayca ve Harizm Türçesi, Tatarca, Karahanlıca, Azerice vb. dilleri; ve ve ve Yeni Türk Dili, Osmanlı Türkçesini görev edinmiÅŸtir. Ağır bir bölümdür. Kolay gelsindir…

Münir Özkul [ Bizim Aile ]

Bizim Aile

“Bak beyim, sana iki çift lafım var.koskoca adamsın.paran var, pulun var, herÅŸeyin var.binlerce kiÅŸi çalışıyor emrinde.yakışır mı sana ekmekle oynamak.yakışır mı bunca günahsızı, çoluÄŸu çocuÄŸu karda kışta sokaÄŸa atmak, aç bırakmak. Ama nasıl yakışmaz.sen deÄŸil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saaddeti çok gören. Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. Ama ben boÅŸuna konuÅŸuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. hıh. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim bey. Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, YaÅŸar usta. Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. Gözümde pul kadar bile deÄŸerin yok. Ama ÅŸunu iyi bil, ne oÄŸluma ne de gelinime hiç birÅŸey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, maÄŸlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla deÄŸil, sevgiyle baÄŸlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme. Dokunma çocuklarıma. Dokunma oÄŸluma. Dokunma gelinime.EÄŸer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemis olan ben, YaÅŸar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni. Anlıyor musun? Vururum ve dönüp arkama bakmam bile.”

Saksılar…

Komşular kanlı bıçalıysa bile
Saksılar sevgi duyar pencereden pencereye…

Cemil Meriç…

Cemil

  • KENDİNİ TÜRK İRFANINA ADAMIÅž MÜNZEVİ VE MÜTECESSİS BİR FİKİR İŞÇİSİ: CEMİL MERİÇ
  • Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var
  • Yaratamıyorsun. Düşünce… düşünce berraktır, sen düşünümeyirsun.Dış dünyadan kopmuÅŸsun, iç dünyan hasta bir hayvanın korkularını yansıtan ayna.. kırık bir ayna..
  • Uyku ile uyuÅŸulkuk arasında rakseden bir hayat…
  • Tefekkür vuzuhla baÅŸlar, kurtuluÅŸ ÅŸuurla
  • Düşünce dünyasında hiçbir fetih nihai deÄŸildir..
  • Düşünce gökkuÅŸağını bütün renkleriyle sevmek..
  • Pamık ipliÄŸinden biraz daha saÄŸlam tek baÄŸ: düşünce birliÄŸi
  • Karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silah: kalem
  • Kitap istikbale yollanan mektup..
  • Okumak iki ruh arasında aşıkane bir mülakattır..
  • Her kitap tılsımlı bir saray. Kapılarını ilk gelene açılmaz.(Ama sen sarayını açtın bana üstad..)
  • Denize atılan bir ÅŸiÅŸe her kitap. Asırlar, kumsalda oynayan birer çocuk.. İçine gönlünü boÅŸalttığın ÅŸiÅŸeyi belki açarlar belki açmazlar..( senini attığın ÅŸiÅŸe açıldı ÅŸimdi sahiplerin bekliyor)
  • Kelime ormanda uyuyan dilber, ÅŸair uzaklardan gelen ÅŸehzade
  • Kelimeler benim sudaki gölgem, okÅŸayamam onları, öpemem
  • Kelime kendimi seyrettiÄŸim dere. Kelime sonsuz, kelime adam.
  • Büyük eserler uzun doÄŸum sancılarının mahsülüdür(senin hayatını okuyanlar bu sancının büyüklüğüyle beraber eserlerinin de büyüllüğünü anlar.)
  • Kamusu olmayanın namusu da yoktur. Her mukaddesi yıkan Fransız ihtilali, tek mukaddese saygı göstermiÅŸtir: Kamusa( Kamus dil demek arkadaÅŸlar)
  • İZM ler insan idrakine giydirilen deli gömlekleridir.. Her.. İST koltık deÄŸneÄŸi olmadan yürüyemeyeceÄŸiniitiraf eden bir zavallıdır..
  • İZM ler birer konserve düşüncedir
  • Batıdan gelen hiçbir İZM masum deÄŸildir..
  • ideolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri
  • Sakson köleleri boyunlarında bir tasma taşırlarmış efendilerinin adı yazılırmış bu tasmaya.. ve aydınlarımızın hali..( Cemil MERİÇ burada bütün aydınlarımızı kastetmemiÅŸtir..)
  • Taarruzun hedefi haçlı seferlerinden beri aynıdır; kılıöla kazanılmayan zaferi yalanla kazanmak..
  • Nezleye yakalanıyor gibi ideolojiye yakalanıyoruz; ideolojilere ve kelimelere..
  • Her ızdırap mukaddestir..
  • Bir kucak odun küçük bir ateÅŸi söndürür, büyük bir ateÅŸi daha da canlandırır
  • Fikir adamı için namus, abesde direniÅŸ deÄŸil, hakikate teslimiyet.
  • Her kavganın ezeli mazareti son kavga olmak..
  • Vuslat, sonluda sonsuzu bulmanı sevinci. Sevinç, her yanda sevinç

Beyyat-ı Bâ-vekâr

Beyitler

*Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr

Öyle mest oldum ki gayrin merhabasını bilmedim  (Ahmet Paşa)

*Hani ol gül gülerek geldiği demler şimdi

Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz(Mahir)

*Dene altunu mihenk taşında

Dahi insanı bir iş başında

*Bir gül dedi bülbül güle, Gül gülmedi gitti

Gül bülbüle, bülbül güle, Yar olmadı gitti

*Bakmamıştır, dönüp hayatıma

Ağlayanlar, bugün, vefatıma (A.Nihat Asya)
Devamını Okumak için »