
22 Nisan 2008
Bugün yazın geldiğini hissederek ve yaşayarak gördüm. Benim için takvimlerin pek manası yok.Ben gördüğüme inanırım.
Ama bu kez gördüklerimden çok yaşadıklarım beni şettirdi.Yazın geldiğine kanaat getirmem için;
-Geceleri uyurken terlemem lazım,
-O terden dolayı gıcık olmam uyanmam lazım,
-Gündüzlerin acayip uzun olduğuna “lan akşam da olmadı” diyerek kanaat getirmem lazım,
-Çat diye sabah olması lazım,
-Bilgisayar başında atlet ile oturunca bile üşümemem lazım, 
-Dışarı çıkınca hemen içeri giresimin gelmesi lazım,
-Camlar kapalı evde duramamam lazım,
-Çocukların aksama kadar sokakta bağrışması lazım,
-Tshirt giymeye başlamam lazım
-vs, vs
Bugün itibariyle bu şartların tamamı olgunlaştı ve “yaz gelmiş be” dedim.
Bitti.

19 Nisan 2008
başta hürriyet gazetesi olmak üzere türk medyasının internet gazeteciliğine yeni bir açılım getiren yaklaşımı. dünyada örneği var mı bilmiyorum ama olsa olsa bulvar gazetelerinde vardır; biz de ise en yaygınından en dandiğine çoğunda var. gazetecilikte önce haberi haber yapan şartlar oluşur sonra fotoğraf bulunur ya; artık bu süreci terse çevirdiler sağ olsunlar. (gerçi fotoğrafın haber olduğu durumlar da vardır ama onlar istinaidir) önce diyelim ki, üçer beşer kate moss fotosu topluyorlar sonra haber metnini yalapşap oluşturuveriyorlar. sonra nutuklar atılıyor işte gazetecilik refleksleri falan; ertuğrulcuğum sağ olsun yarın bunu büyük bir buluş olarak sunuverir neme lazım.
bu arada seksi fotoğrafları için tıklayınız:
http://www.hurriyetkurumsal.com/images/icrakurulu2.jpg
@ama arkadaslar iyidir

15 Nisan 2008
Sınıfıma bir anayasa kitabı getirdim. Öğrencilere vererek incelettim. Değiştirilemeyecek maddelerini de okudum. Öğrencilerime anlayacağı bir dille 18.maddeyi açıkladım.”Kimse zorla bir işte çalıştırılamaz., istemediği bir işi yapmaya zorlanamaz.”
Aradan birkaç gün geçmişti. O gün sınav yapacaktım. Tahtada kocaman harflerle iki kelime gördüm. “Anayasanın 18. maddesi”
Öğrencilerime bunu niçin yazdıklarını sordum, sınav istemediklerini söylediler. Ben de sınavı erteledim.
Yine aradan bir zaman geçti. Diğer sınıflar geziye gidecekti.
Öğrencilerim,
-Öğretmenim diğer sınıflar geziye gidiyor biz de gitmeyecek miyiz , diye sordular. Ben de,
-Hayır, biz gitmiyoruz.
-Neden?
Beklediğim an gelmişti. Hiç sesimi çıkarmadan yerimden kalkıp tahtaya şu iki kelimeyi yazdım. “Anayasanın 18.maddesi”
Mesajım yerine ulaşmıştı.
Devamını Oku »

14 Nisan 2008
Nihayet insanlık öldü. Haber aldığımıza göre,uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık,dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre,’yahu insanlık öldü mü?’ diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde,’insanlık öldü mü?’ ya da ‘insanlık ölür mü?’ biçiminde büyük başlıklar yayımlamakta yetinmişlerdir. Fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar,telgraflar yağmıştır;herkes,insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir.
Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsada,yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru lduğunu göstermiştir. Evet,insanlık artık aramızda yok. İnsanlıktan uzun süredir ümidini kesenler,ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır. Fakat,insanlık aleminin bu büyük kaybı,birçok yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir;o kadar ki,bazıları artık insanlık olmadığına göre bir alemden de söz edilemeyeceğini ileri sürmeğe başlamışlardır.
Devamını Oku »

13 Nisan 2008
Baykara Dergisi doğumunun 1000.yılı nedeniyle Kaşgarlı Mahmud‘u daha iyi anlayabilmemiz için bir panel düzenlemeye karar vermiş. Bilindiği gibi bu 2008 yılı UNESCO tarafından Kaşgarlı Mahmud yılı olarak ilan edilmişti. Panelde konuşmacı olarak hocam Doç.Dr.Bilgehan Atsız Gökdağ, Prof.Dr.Gürer Gülsevin, Yrd.Doç.Dr.Osman Karatay, Yrd.Doç.Dr. Yavuz Bayram ve Şair Ayşegül Özarslan da bulunacakmış.
Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde yapılacak olan Panel 25 Nisan 2008 Cuma Saat 16.00 da Turgut Özal Konferans Salonunda başlayacakmış. Herkes davetliymiş.
Yakın bir yerlerde olsaydı gitmek isterdim.