Islık gibi bir ses duydum ondan sonra kafamı çevirdim…Ölümüm halinde…Öleceksin! Ben ölünce kalbim ölmüyor mu? İstanbullu öldün sen. Kırk beş saniyeliğine kahraman olursunuz, ölmeyi yasaklıyorum! Evladııım diye ağlıyor! Cenazeni de babana veririz. Bir oğlum daha olsa onu da gönderirim. Hayatta en çok sevdiğim adam böyle öldü. Oğlum uyursan ölürsün, sen de ölürsün, sen de ölürsün, uyursanız ölürsünüz !! Sen ölürsen herkes ölür.

Bu cümlelerin birbirine geçtiği bir fragmana denk geldim. İlgimi çekmeye yetmişti karlı dağlarda yankılanan bu sesler. Ve tabi dalgalanan bir Türk bayrağı.

İşte o fragman;

Daha sonra Samet’in bana attığı diğer fragman ile filmi iyice merak etmeye başladım ve araştırmaya koyuldum. Filmin yönetmeni Levent Semerci. Genel olarak filmin konusundan bahsetmek gerekirse bir yüzbaşının komutanlık yaptığı 40 kişiden oluşan asker grubu hikaye edilmiş. Karabal tepesinde bulunan bir istasyonu koruma görevi verilen bu askerî grubun görevlerini yaparken başlarına gelen acı, tatlı her şey filmin konusu. Filmdeki 40 askeri oynayacak kişiler Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konservatuar öğrencileri arasından seçilmiş. Bu da ikinci fragman;

Senaryo ise Hakan Evrensel, M. İlker Altınay, ve yönetmen Levent Semerci tarafından yazılmış. Henüz askerliğini yapmamış birisi olarak askerî filmler dikkatimi çekiyor açıkçası. O açıdan baktığımızda askerlik hayatını az da olsa görebilmemi sağlayabilir. Umarım güzel bir yapımdır. 20 Şubat 2009′da vizyonda diyor…. İzleyip göreceğiz.