Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Metafizik, felsefenin belirli bir bölümüdür. Bu bölümde, «Varlık nedir?», «Bir dış dünya var mıdır?», «Vücut ile ruh arasındaki iliÅŸkiler nelerdir?», «Tanrı var mıdır?», «Ruh ölümlü müdür, ölümsüz müdür?» gibi sorulara cevap aranır. Ayrıca bilgimizin nereden geldiÄŸi; neleri bilmemiz mümkün olduÄŸu gibi problemler de ele alınır. Filozoflar, tarih boyunca, metafizik kelimesini çeÅŸitli biçimlerde kullanmışlardır; metafizikten yana olmuÅŸlar ya da metafiziÄŸi eleÅŸtirmiÅŸler ve yermiÅŸlerdir. «Metafizik» kelimesi ilk olarak İsa’dan önce birinci yüzyılda, Rodoslu Andronikos tarafından ortaya atılmıştır. Andronikos, büyük yunan filozofu Aristoteles‘in (İ.Ö. 384-322) eserlerini bir araya getirdiÄŸi zaman, fizikle ilgili bölümden sonraya gelen esere «metafizik» yani «fizikten – sonra – gelen» ya da «fizik – ötesi» adını vermiÅŸtir. Daha sonraları Aristoteles’in bu eserinde incelediÄŸi konular, metafiziÄŸin konulan olarak kabul edilmiÅŸtir. Metafizik konular deyince, duyularımızı ve algılarımızı (idraklerimizi) aÅŸan konular kastedilmiÅŸtir. Aristoteles, bu kitabında incelenen konulara «ilk felsefe» diyordu. İlk felsefe yani metafizik, varlığı varlık olarak inceliyor; genel olarak varlığın ÅŸartlarını, kaç çeÅŸit «neden» (illet) olduÄŸunu, bütün varlıkların kaynağını yani tanrıyı açıklıyordu. Ortaçağın sonuna kadar, klasik felsefenin temel konusunu metafizik teÅŸkil etmiÅŸti. Bilimlerin ilerlemesiyle, felsefe içinde, metafiziÄŸe karşı eleÅŸtirici bir tavır ortaya çıktı. Duyularımızı ve algılarımızı aÅŸan konuları inceleyen metafiziÄŸin, saÄŸlam bilgiler veremeyeceÄŸi ileri sürüldü. Bilgilerimizin kaynağının ve deÄŸerinin araÅŸtırılması gerektiÄŸi ileri sürüldü. Böylece modern çaÄŸlarda, felsefenin ağırlık noktası, metafizikten, bilginin kaynağını, imkânlarını ve deÄŸerini araÅŸtıran «bilgi teorisi» ne kaydı. Bundan ötürü, modern çaÄŸlar felsefesi, eleÅŸtirici bir tutumu benimseyerek, felsefe (philosophia) kelimesinin ilk anlamına yeniden döndü.
Yorumlara Kapalı
Ne demiÅŸler ?