<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erkan Hirik &#187; Kültür</title>
	<atom:link href="http://www.erkanhirik.com.tr/kategori/kultur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erkanhirik.com.tr</link>
	<description>Bir Tutam İroni</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Feb 2010 10:10:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Mevlâna ve Mesnevî</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/mevlana-ve-mesnevi/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/mevlana-ve-mesnevi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 23:43:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Çelebi Hüsameddin]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=587</guid>
		<description><![CDATA[Mesnevî, 13.yüzyılda Konya’da yaşayıp yine orada vefat eden büyük İslâm şairi Mevlana Celaleddin Rumi tarafından yazılmıştır. Mevlana, Mesnevi’nin ilk on sekiz beyitini bizzat kendisi yazmış, diğer kısımlarını söylemiş ve Çelebi Hüsameddin’e yazdırmıştır. Her cilt bitince Çelebi tarafından Mevlana’ya okunmuş, gerekli düzeltmeler yapılmış ve ondan sonra kitap haline getirilmiştir.
Mesnevi altı cilttir. İçinde yirmi beş binden fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mesnevî</strong>, 13.yüzyılda Konya’da yaşayıp yine orada vefat eden büyük İslâm şairi <strong>Mevlana</strong> <strong>Celaleddin Rumi </strong>tarafından yazılmıştır. Mevlana, Mesnevi’nin ilk on sekiz beyitini bizzat kendisi yazmış, diğer kısımlarını söylemiş ve<strong> Çelebi Hüsameddin</strong>’e yazdırmıştır. Her cilt bitince Çelebi tarafından Mevlana’ya okunmuş, gerekli düzeltmeler yapılmış ve ondan sonra kitap haline getirilmiştir.<img class="alignright" style="border: 0pt none; margin: 10px;" title="Mevlana Mesnevi" src="http://img187.imageshack.us/img187/6026/msnvibb6.jpg" alt="" width="239" height="191" /><br />
Mesnevi altı cilttir. İçinde yirmi beş binden fazla beyit vardır. Hemen her bahsinde Kuran’dan kıssalar yer alır. Yaratılış, aşk, ölüm, hayat ve dünyayı algılayış Mevlana’nın temel konularıdır. Onun varlık anlayışında insan, ruh ve bedenden oluşan bir bütündür. Ruh, ilahi alemden gelmiş, bedene girmiş, bu sebeple gerçek yurdundan ayrılmıştır. Ruhun, geldiği ilahi kaynağa duyduğu hasret, ebediyete kavuşma arzusudur. Bedende bulunmakla fani bir varlığın esiridir. Ancak hasretle olgunlaşır ve daha yüce bir mertebeye ulaşır. Allah aşkının sebebi hasrettir ve hasret çeken gerçek anlamda sevebilir.<br />
Mevlana, beşeri tecrübeyi ilahi bilginin süzgecinden geçirerek hikmete ulaşmaya çalışan bir bilgedir. Mesnevî’de dini, ilmi ve sosyal birçok meseleyi ilim adamı olarak değil de hikmet ehli bir arif olarak ele alır.<br />
Edebi tür olarak başka kitaplara benzemeyen Mesnevî, edebiyatımızda hikmetli söyleyişin en güzel örneklerinden biridir. Yazıldığı tarihten itibaren İslam ve batı dünyasında büyük bir ilgiyle karşılanmış ve çeşitli dillere çevirileri yapılmıştır.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fmevlana-ve-mesnevi%2F&B'+rc+'=Mevl%C3%A2na+ve+Mesnev%C3%AE&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/mevlana-ve-mesnevi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kültürümüzde Mevlana</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/kulturumuzde-mevlana/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/kulturumuzde-mevlana/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2008 00:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bahaeddin Veled]]></category>
		<category><![CDATA[Divan-ı Kebir]]></category>
		<category><![CDATA[Fî hi Mâ Fîh.]]></category>
		<category><![CDATA[Horasan]]></category>
		<category><![CDATA[Mecalis’i Sab’a]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana Celaleddin-i Rûmî]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/kulturumuzde-mevlana/</guid>
		<description><![CDATA[Asıl adı Celaleddin’dir. Ailesiyle birlikte Horasan’dan Anadolu’ya geldiği için Rûmî lakabını almış, daha sonra Mevlana Celaleddin-i Rûmî adıyla meşhur olmuştur. Mevlana, 1207 yılında, günümüzde Afganistan sınırları içinde kalan Horasan eyaletinin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled, yaşadığı bölgeyi Moğol istilası tehdit ettiği için ailesini alıp önce Mekke ve Şam’a sonra da Konya’ya göç etmiştir.
Mevlana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Asıl adı Celaleddin’dir. Ailesiyle birlikte <strong>Horasan</strong>’dan Anadolu’ya geldiği için <strong>Rûmî </strong>lakabını almış, daha sonra <strong>Mevlana Celaleddin-i Rûmî</strong> adıyla meşhur olmuştur. Mevlana, 1207 yılında, günümüzde Afganistan sınırları içinde kalan Horasan eyaletinin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlana’nın babası <strong>Bahaeddin Veled</strong>, yaşadığı bölgeyi Moğol istilası tehdit ettiği için ailesini alıp önce Mekke ve Şam’a sonra da Konya’ya göç etmiştir.<img class="alignright" style="border: 0pt none; margin: 10px;" title="Mevlana" src="http://img340.imageshack.us/img340/6972/mevlanasebiaruz2bysadiklk0.jpg" alt="" width="211" height="300" /></p>
<p>Mevlana Konya’ya geldiğinde çocuk yaştaydı. Ailesinin Konya’ya yerleşmesinden kısa bir süre sonra, 1231 yılında, babası Bahaeddin Veled vefat etti. Mevlana genç yaşta babasının yerine ailesinin sorumluluğunu üstlendi. Onun yaşadığı dönemde Konya, <strong>Anadolu Selçuklu Devleti</strong>’nin başkentiydi. Bu sebeğle Selçuklu devlet adamları kendisine yakınlık kurdular ve saygı gösterdiler. Selçuklular döneminde Anadolu’nun manevi önderleri arasında sayılan Mevlana Celaleddin-i Rûmî, 17 Aralık 1273’te Konya’da vefat etti. Onun geriye bıraktığı eserler şunlardır;<strong> Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mecalis’i Sab’a, Fî hi Mâ Fîh.</strong></p>
<p>Vefatından sonra müze haline getirilen kabri, Selçuklular döneminden itibaren milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamıştır. Halkın ona teveccühü hiç azalmadan devam etmiştir. Günümüzde de fikirleri dünya tarafından tanınan Türk büyüğü Mevlana Anadolu insanının manevi dinamikleri arasındaki mümtaz yerini korumakta, gerek yurt içinden gerek dünyadan pek çok insan onu ziyaret için Konya’ya koşmaktadır.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fkulturumuzde-mevlana%2F&B'+rc+'=K%C3%BClt%C3%BCr%C3%BCm%C3%BCzde+Mevlana&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/kulturumuzde-mevlana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metafizik Nedir?</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/metafizik-nedir/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/metafizik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 09:42:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[epistemoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[varlık]]></category>
		<category><![CDATA[Varlık Felsefesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[Metafizik, felsefenin belirli bir bölümüdür. Bu bölümde, «Varlık nedir?», «Bir dış dünya var mıdır?», «Vücut ile ruh arasındaki ilişkiler nelerdir?», «Tanrı var mıdır?», «Ruh ölümlü müdür, ölümsüz müdür?» gibi sorulara cevap aranır. Ayrıca bilgimizin nereden geldiği; neleri bilmemiz mümkün olduğu gibi problemler de ele alınır. Filozoflar, tarih boyunca, metafizik kelimesini çeşitli biçimlerde kullanmışlardır; metafizikten yana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metafizik</strong>, felsefenin belirli bir bölümüdür. Bu bölümde, «<strong>Varlık nedir?</strong>», «<strong>Bir dış dünya var mıdır?</strong>», «<strong>Vücut ile ruh arasındaki ilişkiler nelerdir?</strong>», «<strong>Tanrı var mıdır?</strong>», «<strong>Ruh ölümlü müdür, ölümsüz müdür?</strong>» gibi sorulara cevap aranır. Ayrıca bilgimizin nereden geldiği; neleri bilmemiz mümkün olduğu gibi problemler de ele alınır. Filozoflar, tarih boyunca, metafizik kelimesini çeşitli biçimlerde kullanmışlardır; metafizikten yana olmuşlar ya da metafiziği eleştirmişler ve yermişlerdir. «<strong>Metafizik</strong>» kelimesi ilk olarak İsa&#8217;dan önce birinci yüzyılda, Rodoslu Andronikos tarafından ortaya atılmıştır. Andronikos, büyük yunan filozofu <strong>Aristoteles</strong>&#8216;in (İ.Ö. 384-322) eserlerini bir araya getirdiği zaman, fizikle ilgili bölümden sonraya gelen esere «metafizik» yani «fizikten &#8211; sonra &#8211; gelen» ya da «fizik &#8211; ötesi» adını vermiştir. Daha sonraları Aristoteles&#8217;in bu eserinde incelediği konular, metafiziğin konulan olarak kabul edilmiştir. Metafizik konular deyince, duyularımızı ve algılarımızı (idraklerimizi) aşan konular kastedilmiştir. Aristoteles, bu kitabında incelenen konulara «<strong>ilk felsefe</strong>» diyordu. İlk felsefe yani metafizik, varlığı varlık olarak inceliyor; genel olarak varlığın şartlarını, kaç çeşit «neden» (illet) olduğunu, bütün varlıkların kaynağını yani tanrıyı açıklıyordu. Ortaçağın sonuna kadar, klasik felsefenin temel konusunu metafizik teşkil etmişti. Bilimlerin ilerlemesiyle, felsefe içinde, metafiziğe karşı eleştirici bir tavır ortaya çıktı. Duyularımızı ve algılarımızı aşan konuları inceleyen metafiziğin, sağlam bilgiler veremeyeceği ileri sürüldü. Bilgilerimizin kaynağının ve değerinin araştırılması gerektiği ileri sürüldü. Böylece modern çağlarda, felsefenin ağırlık noktası, metafizikten, bilginin kaynağını,  imkânlarını  ve  değerini  araştıran  «bilgi  teorisi» ne kaydı. Bundan ötürü, modern çağlar felsefesi, eleştirici bir tutumu benimseyerek, <strong>felsefe </strong>(philosophia) kelimesinin ilk anlamına yeniden döndü.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fmetafizik-nedir%2F&B'+rc+'=Metafizik+Nedir%3F&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/metafizik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ebrû Sanatı</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/ebru-sanati/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/ebru-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 23:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ab-ru]]></category>
		<category><![CDATA[ebre]]></category>
		<category><![CDATA[ebri]]></category>
		<category><![CDATA[ebru]]></category>
		<category><![CDATA[ebru sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[ipek yolu]]></category>
		<category><![CDATA[türkistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=545</guid>
		<description><![CDATA[Ebru, kitreli su üzerine serpilen boyalarla bezenmiş kâğıt ve bunu hazırlama sanatına denir. İslam bezeme sanatlarının hazırlanış tekniği itibariyle en cazibi ve süreli netice alınanı olan ebruculuğun menşei hakkında kesin bir hükme varmak mümkün değildir. VIII.asırdan itibaren Çin’de XII.asırdan itibaren Japonya’da benzer teknikler kullanılarak yapılması, daha sonraki asırlarda Çağatay Türkçesindeki “ebre” ismiyle Türkistan’da ortaya çıkışı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ebru,</strong> kitreli su üzerine serpilen boyalarla bezenmiş kâğıt ve bunu hazırlama sanatına denir. <strong>İslam bezeme sanatları</strong>nın hazırlanış tekniği itibariyle en cazibi ve süreli netice alınanı olan ebruculuğun menşei hakkında kesin bir hükme varmak mümkün değildir. VIII.asırdan itibaren Çin’de XII.asırdan itibaren Japonya’da benzer teknikler kullanılarak yapılması, daha sonraki asırlarda <strong>Çağatay Türkçesindeki</strong> “<strong>ebre</strong>” ismiyle Türkistan’da ortaya çıkışı, bu sanatın tarihî gelişimi hakkında az da olsa bir fikir vermektedir.<img class="alignright" style="border: 0pt none; margin: 10px;" src="http://fc79.deviantart.com/fs6/i/2005/079/f/9/Ebru_by_Opticlox.jpg" alt="" width="313" height="207" /></p>
<p>Türkistan’dan en geç XVI. Asır başlarında <strong>İpek Yolu</strong>’nu takiben İran’a geçişinde “<strong>ebrî</strong>” olarak adlandırılan bu sanatın, gerçekten bulut kümelerine benzer şekiller taşıması, buluta nispek ifade edilen Farsça ismi doğrulamaktadır. Osmanlılarda da revaç bulan aynı isim, Türkçede “<strong>ebru</strong>” ya dönüşmüştür. Hatalı olmakla beraber, kaşa benzer şekiller de ihtiva ettiğinden, bu sanat Farsçada “<strong>kaş</strong>” manasına gelen “<strong>ebru</strong>” kelimesiyle adlandırılmıştır. Kız çocuklarına isim olarak verilen Ebru da bu kaş manasına gelen kelime değil “<strong>Âb-rû</strong>” olan yüzsuyu olmalıdır. Keza “<strong>yüz suyu hürmetine</strong>” gibi bir kullanım ile bu kelime kalıplaşmıştır.</p>
<p><strong>Bir defa yapılan ebrunun aynısı bir daha tekrarlanamaz, ancak benzeri yapılabilir.</strong> Bundan dolayı her ebru asla kopya edilemeyecek bir sanat özelliğini taşır.</p>
<p>Ebru kağıdı, yazma kitapların ciltlenmesinde ve yan kağıdı olarak, bundan başka kıt’a ve levhaların iç ve dış pervazlarında, ayrıca koltuk denilen kısımlardan çok kullanılmıştır. Bu sıralananların pek güzel örneklerine müze ve kütüphanelerde rastlanır. Ancak, XIX. Yüzyılda Batıdan ithal edilen matbu ebru kâğıtları, hem bu sanatın zevkini kaçırmış hem de yerli ebrucuların geçimini güçleştirmiştir.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Febru-sanati%2F&B'+rc+'=Ebr%C3%BB+Sanat%C4%B1&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/ebru-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Davulcusu ve Türk Geleneği</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/ramazan-davulcusu-ve-turk-gelenegi/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/ramazan-davulcusu-ve-turk-gelenegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 22:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Davulcu]]></category>
		<category><![CDATA[Mani]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Davulcusu]]></category>
		<category><![CDATA[Sahur]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayındayız ve bu ayla ilgili birkaç yazı yazdım. Bu yazılardan sonra ramazan davulcularını ele almamak olmaz sanırım.
Kimdir bu ramazan davulcusu? Basit bir tanım yapmak gerekirse Türkiye’de yaşayan İslam dinine mensup ve oruç tutmaya niyetli olan kişileri uyandırmak maksadıyla sahur dediğimiz vakitlerde kendi mahallesine davul çalarak bir nevî çalar saat/alarm görevi gören kişidir. Yalnızca ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayındayız ve <a href="http://www.erkanhirik.com.tr/etiket/ramazan/"><strong>bu ayla ilgili birkaç yazı</strong></a> yazdım. Bu yazılardan sonra <strong>ramazan davulcuları</strong>nı ele almamak olmaz sanırım.<br />
Kimdir bu <strong>ramazan davulcusu</strong>? Basit bir tanım yapmak gerekirse Türkiye’de yaşayan <strong>İslam dini</strong>ne mensup ve <strong>oruç </strong>tutmaya niyetli olan kişileri uyandırmak maksadıyla <strong>sahur</strong> dediğimiz vakitlerde kendi mahallesine davul çalarak bir nevî çalar saat/alarm görevi gören kişidir. Yalnızca ramazan aylarında gerçekleşen bu uygulama <em>Osmanlı döneminden itibaren gelenekleşmiştir.</em> <a href="http://www.erkanhirik.com.tr/mahya-mahyacilik-ve-turkler/"><strong>Mahya</strong></a> konusunda belirttiğim o ışıkların Türklere has bir özellik olması ile birlikte davulculuk geleneği de Türklere aittir. <a href="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/davul.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-377" style="border: 0pt none; margin: 10px;" title="Ramazan Davulcusu" src="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/davul.jpg" alt="" width="286" height="450" /></a><br />
Davulculuk geleneğini icra eden kişi genelde erkektir. Bunda önemli sebep davul çalma işinin genellikle erkekler tarafından yapılabilecek fiziki bir iş olması, işin gece yapılması gelmektedir diye düşünüyorum. Tabi bu gelenek yalnızca davul çalarak insanları gürültü! ile uyandırma maksadından ziyade icra esnasında <strong>maniler söylemeyi de gerektiren bir mahiyettedir.</strong> Günümüzde mani söyleme işi bırakılmıştır. Eski uygulamalarda görülen davulcuların yürüyerek mahalleyi dolaşma işi de bırakılmıştır. Görülen bu iki değişmenin sebebi mahallelerin yürüyerek gezilebilmekten öteye geçmiş, sınırlarının geniş olması ilk sebep olarak gösterilebilir. Tabi günümüzdeki ramazan davulcularının araba üzerinde dolaşması ve bir mahallede birden fazla davulcu olması da bunun bir diğer göstergesi. Aynı şekilde bu konuyu şöyle de düşünebiliriz; eskiden herkesin araba/at vs gibi taşıtının olmaması da eski dönemde insanların mecburen yürümesine sebep olmuş da olabilir.<br />
Eskiden her evde çalar saatin olmayışı böyle bir geleneği bizim gibi pratik zekâlı Türkler tarafından bulunmuş olmasını kaçınılmaz kılmıştır diye düşünüyorum.<br />
Bunlarla birlikte oruç tutmayan, gelenekleri pek önemsemeyen yahut sahura kalkmak yerine gece geç saatte yemek yiyip yatarak oruç tutan kişilerin nicelik olarak artması ramazan davulcularının “<em>rahatsız ettiği</em>” düşüncesinin ortaya çıkmasına da neden olmuştur. Bu düşüncenin paralelinde davulcuların para toplamak için apartmanların içinde davul çalması, <em>“sahte davulcuların</em>” türemesi de geleneğin önemsenmez bir hale gelmesine sebebiyet vermiştir. Hatta sahtelerinden ayırt edilmek için gerçek ramazan davulcuları çeşitli afişler bastırarak günümüzde dağıtmakta ve ilan etmektedir. Bazı yerel yönetimler de davulculara olan tepkilerin artmasından ötürü belirli kaygılarla bu geleneğe yasak getirmiştir. (<a href="http://www.sabah.com.tr/2005/10/05/gun122.html"><strong>İlgili haber için tıklayınız</strong></a>)<br />
Tüm bunlardan sonra diyebiliriz ki, ramazan davulculuğu geleneği günümüzde devam etse de eski özgünlüğünü maalesef barındırmamaktadır. Aynı şekilde Türk milletinin İslam dininin gereklerine nasıl kendilerince katkıda bulunduğunu da görmüş oluyoruz. Mahya, ramazan davulcusu ve niceleri…</p>
<p>Geleneklerin unutulmaması / bozulmaması ümidiyle…</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Framazan-davulcusu-ve-turk-gelenegi%2F&B'+rc+'=Ramazan+Davulcusu+ve+T%C3%BCrk+Gelene%C4%9Fi&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/ramazan-davulcusu-ve-turk-gelenegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahya, Mahyacılık ve Türkler</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/mahya-mahyacilik-ve-turkler/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/mahya-mahyacilik-ve-turkler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 23:03:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahya]]></category>
		<category><![CDATA[Mahyacılık]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Rika]]></category>
		<category><![CDATA[Sülüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[Mahyacılık sanatı diğer Müslüman ülkelerde olmayan, Türklere mahsus örf, adet ve kültürdür. Mahya; Ramazanda büyük camilerin karşılıklı iki minaresi arasında , ip gerilerek asılan ve geceleri yakılarak meydana getirilen ışıklı şekil veya yazılardır. Bu iş sadece Ramazan ayına mahsus olduğu için, Farsça aylık manasına gelen “mahiye” kelimesinden türemiştir. ( Far. Mah : Tr. Ay )
Mahyada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mahya"><strong>Mahya</strong></a>cılık sanatı diğer Müslüman ülkelerde olmayan, Türklere mahsus örf, adet ve kültürdür. <strong>Mahya</strong>; Ramazanda büyük camilerin karşılıklı iki minaresi arasında , ip gerilerek asılan ve geceleri yakılarak meydana getirilen ışıklı şekil veya yazılardır. Bu iş sadece Ramazan ayına mahsus olduğu için, Farsça aylık manasına gelen “<strong>mahiye</strong>” kelimesinden türemiştir. ( Far. Mah : Tr. Ay )<a href="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/mahya.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-365" style="border: 0pt none; margin: 10px;" title="Mahya" src="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/mahya.jpg" alt="" width="401" height="259" /></a><br />
Mahyada en çok kullanılan yazılar şunlardır: “<em>İnna fetahna leke fethan mübina</em> (arası geniş minarelerde), <em>Ya Gani, Ya Mabut, Ya Kâfi, Ya Şâfi, Ya Kerim, Maşallah, Tebarekallah, Bismillah, Leyle-i Kadir, Ya Kerim, son gecelerde el-firak</em>” vs. daha pek çokları vardır. Bunların çoğunda hareke yoktur. Doğrudan yazılır. Bazen nadir olarak hareke, şeddeler, noktalar ve hemze konur. Yazı çeşidi daha ziyade <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCl%C3%BCs"><strong>sülüs</strong></a>tür. <strong>Nesih</strong> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rika"><strong>rik’a</strong></a> yoktur. Talik çok nadirdir. Mahyacılarda meşhur hattatların eserlerini takit ederek mahya yapmak merakları da vardır. Birbirleriyle model yarışması yapanlar ve hatta rekabete girişenler de çoktur.<br />
Mahya; yerli ve yabancı araştırmacıların konusu, romancıların ilham kaynağı, gezginlerin unutulmaz anıları olmuştur. Bir yabancı seyyah demiş ki: “<em> Dünya yüzünde sevilmeye ve sayılmaya layık Türklerin hiçbir medenî eserleri olmasa bile, yalnız şu gökten yıldızları toplayıp minareler arasında yazı yazmayı akıl etmeleri, bunda muvaffak olmaları, onların medeniyette ne kadar ilerde olduklarının bir ifadesidir</em>.”</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fmahya-mahyacilik-ve-turkler%2F&B'+rc+'=Mahya%2C+Mahyac%C4%B1l%C4%B1k+ve+T%C3%BCrkler&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/mahya-mahyacilik-ve-turkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul mu? Konstantinapol mü?</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/istanbul-mu-konstantinapol-mu/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/istanbul-mu-konstantinapol-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 21:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Constantinopolis]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[Konstantinapol]]></category>
		<category><![CDATA[Konstantinapolis]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İbn-i Batuta]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı]]></category>
		<category><![CDATA[İslambol]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda İstanbul isminin nereden geldiğine ve Konstantinapol kelimesine değineceğim. Nereden çıktı İstanbul? Özledim de ondan galiba.
Geçenlerde gece yarısı yatmadan evvel televizyonu karıştırıyordum. İlber Ortaylı&#8216;nın TRT2 de yapmış olduğu, şimdilerde ise NTV&#8216;de yapmakta olduğu programı izledim. Gerçekten de çok güzel anlatıyor. Anlatırken bu denli
kendine güvenen, bu denli bilgi kokan bir insan daha görmedim desem yeridir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/472px-zonaro_gatesofconst.jpg"><img class="alignright alignnone size-medium wp-image-196" style="border: 0pt none; margin: 10px; float: right;" title="472px-zonaro_gatesofconst" src="http://www.erkanhirik.com.tr/wp-content/resim/472px-zonaro_gatesofconst-235x300.jpg" alt="Fatih Sultan Mehmed İstanbul\'a Girerken" width="235" height="300" /></a>Bu yazıda İstanbul isminin nereden geldiğine ve Konstantinapol kelimesine değineceğim. Nereden çıktı İstanbul? Özledim de ondan galiba.<br />
Geçenlerde gece yarısı yatmadan evvel televizyonu karıştırıyordum. <a href="http://www.erkanhirik.com.tr/2008/02/28/ilber-ortayli-modern-dede-korkud/"><strong>İlber Ortaylı</strong>&#8216;</a>nın <a href="http://www.trt.net.tr"><strong>TRT2</strong></a> de yapmış olduğu, şimdilerde ise <strong><a href="http://www.ntvmsnbc.com/ntv/p/236.asp">NTV</a>&#8216;</strong>de yapmakta olduğu programı izledim. Gerçekten de çok güzel anlatıyor. Anlatırken bu denli<br />
kendine güvenen, bu denli bilgi kokan bir insan daha görmedim desem yeridir. Programın hepsini izleyemedim ama izlediğim kısımda başlıkta da gördüğünüz &#8220;<em>İstanbul ya da Konstantinapol</em>&#8221; isimleri üzerine konuşuyordu. Bizler sürekli<br />
Konstantinapol ya da Konstantinapolis demekten çekiniriz. Ortaylı da bu konu üzerinde görüşlerini anlattı. Bildiğiniz gibi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fatih_Sultan_Mehmet">Fatih Sultan Mehmet</a> fethi gerçekleştirmeden önce yani 29 Mayıs 1453&#8242;te ( Jülyen ve Gregoryen Takvimine Göre 1 Haziran 1453 ) şehir Konstantinopolis olarak bilinmekteydi. Yani 330 yılında Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti oluşundan, 1453&#8242; Osmanlı Devletinin başkenti olana kadar şehir Konstantinapolis olarak biliniyordu. Elbette bunun kısaltılmış hali olarak Konstantinapol olarak da kullanımı mevcuttu. Daha sonra Osmanlılar bu şehre Stambul, İslambol, Konstantiniyye, Dersaadet gibi isimler koyarak kullandı. Paşalar şehri olarak da bilinen şehrin şimdiki adı ile ilgili çeşitli görüşler mevcut bunlar;<br />
1-Eski Yunanca&#8217;da &#8220;<strong>şehire</strong>&#8221; anlamına gelen &#8220;<strong>eis ten polin</strong>&#8221; sözcük öbeğinden geldiği görüşü vardır. Ayrıca günümüz Yunancasında &#8220;<strong>stin poli</strong>&#8221; şeklinde kullanılmaktadır. Zaten Türklerin genelde batı kentlerinin isimlerinin başına &#8220;i&#8221; sesi koyma temayülü vardır.</p>
<p><strong>Smirni-İzmir<br />
Nikea- İznik </strong><br />
gibi.</p>
<p>2-Ibn-i Batuta Seyahatnamesinde &#8220;<strong>astambul</strong>&#8221; olarak geçen şehrin adı zamanla şimdiki haline dönüşmüştür, denilmektedir.<br />
3-Türk-İslam devleti olan Osmanlı şehre &#8220;<strong>islambol</strong>&#8221; demiş ve zamanla bu kullanım şekil değiştirmiştir.</p>
<p>Programda <strong>İlber Ortaylı</strong> bu isim konusunda bağnaz olunmaması gerektiğini, <strong>Konstantinapol</strong> denildiğinde de kızılmaması gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de öyledir. Zaten var olan bir şehir başka bir milletten alınmıştır. Elbette isminin değişmesi de normaldir. Ancak günümüzde bir kesim <strong>Konstantinapol</strong> denildiğinde rahatsız olmaktadır. Ben burada kesinlikle şehrin adı <strong>İstanbul </strong>değil <strong>Konstantinapolis</strong> olarak kullanılsın demiyorum. Sadece tarihi bir gerçeklikten yola çıkarak boş yere bağnaz olunmaması, kızılmaması gerektiğini söylemeye çalışıyorum. Yani İstanbul mu? Konstantinapol mü? sorusuna vereceğimiz yanıt &#8220;<em>her ikisi de</em>&#8221; olmalıdır. Niyetim yanlış anlaşılmasın kimseye şehre artık İstanbul demeyelim, Konstantinapol diyelim demiyorum. Her iki kullanım da doğrudur diyorum.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fistanbul-mu-konstantinapol-mu%2F&B'+rc+'=%C4%B0stanbul+mu%3F+Konstantinapol+m%C3%BC%3F&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/istanbul-mu-konstantinapol-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bâzâ! Bâzâ!</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/baza-baza/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/baza-baza/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 23:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gönülden]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[baza]]></category>
		<category><![CDATA[gel ne olursan ol gel]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erkanhirik.com.tr/2008/04/06/baza-baza/</guid>
		<description><![CDATA[Bâzâ! Bâzâ! Her ân çi hestî bâzâ
Ger kâfîr u gebr u bût-perestî bâzâ
İn dergeh-i mâ, dergeh-i novmîdî nîst
Sad bâr eger tövbe-şikestî bâzâ
Bu dörtlüğü eminim çoğunuz yeni görüyorsunuz. Hatta ne yazıyor onu bile bilmiyorsunuz. Lakin işin aslı öyle değil. Bir çoğunuz hatta hepiniz bu dörtlüğü gördünüz. Üstüne üstelik görmekle yetinmeyip ezberlediniz. Evinizin duvarına çerçeveletip astınız. Hoşgörü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="sg">Bâzâ! Bâzâ! Her ân çi hestî bâzâ<br />
Ger kâfîr u gebr u bût-perestî bâzâ<br />
İn dergeh-i mâ, dergeh-i novmîdî nîst<br />
Sad bâr eger tövbe-şikestî bâzâ</span></p>
<p>Bu dörtlüğü eminim çoğunuz yeni görüyorsunuz. Hatta ne yazıyor onu bile bilmiyorsunuz. Lakin işin aslı öyle değil. Bir çoğunuz hatta hepiniz bu dörtlüğü gördünüz. Üstüne üstelik görmekle yetinmeyip ezberlediniz. Evinizin duvarına çerçeveletip astınız. Hoşgörü mevzu olunca bu dörtlüğü söylediniz. İnanmıyorsanız Türkçeleştirilmiş haline bakınız.</p>
<p><span id="more-160"></span></p>
<p>Gel!.. Ne olursan ol, yine gel&#8230;<br />
İster kafir ol, ister atese tap, ister puta&#8230;<br />
İster yuz kere tevbe etmis ol, ister yuz kere bozmus ol tevbeni&#8230;<br />
Bizim kapimiz umutsuzluk kapisi degil, nasilsan oyle gel..</p>
<p>Hz.Mevlânâ</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fbaza-baza%2F&B'+rc+'=B%C3%A2z%C3%A2%21+B%C3%A2z%C3%A2%21&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/baza-baza/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Dönemiyle İlgili Makale ve Tezler</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/osmanli-donemiyle-ilgili-makale-ve-tezler/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/osmanli-donemiyle-ilgili-makale-ve-tezler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Mar 2008 00:59:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3rkan.com/2008/03/17/osmanli-donemiyle-ilgili-makale-ve-tezler/</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Mustafa Altun tarafından bir araya getirilmiş olan &#231;alışmaların listesini veriyorum.&#160; Makalelerde ve tezlerde Osmanlı ile ilgili bir &#231;ok şeyi &#246;ğrenebilirsiniz. &#214;zellikle Osmanlıca ( Osmanlı T&#252;rk&#231;esi ) &#231;alışmak isteyenlerin bu t&#252;r &#231;alışmaları okuması gerekir diye d&#252;ş&#252;n&#252;yorum. &#199;&#252;nk&#252; d&#246;nemin &#246;zelliklerini bilmeden bir takım şeyler &#252;zerinde kafa yormak boşa olabilir.
&#160;

1783 Yılından Sonra Kırım T&#252;rklerinin Osmanlı Devleti ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın <a href="http://www.ef.sakarya.edu.tr/content.asp?ContentId=604">Mustafa Altun</a> tarafından bir araya getirilmiş olan &ccedil;alışmaların listesini veriyorum.&nbsp; Makalelerde ve tezlerde Osmanlı ile ilgili bir &ccedil;ok şeyi &ouml;ğrenebilirsiniz. &Ouml;zellikle Osmanlıca ( Osmanlı T&uuml;rk&ccedil;esi ) &ccedil;alışmak isteyenlerin bu t&uuml;r &ccedil;alışmaları okuması gerekir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&ouml;nemin &ouml;zelliklerini bilmeden bir takım şeyler &uuml;zerinde kafa yormak boşa olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul class="style9">
<li><a target="_blank" href="http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi2/sayi2pdf/Arabaci_Murat_2.pdf">1783 Yılından Sonra Kırım T&uuml;rklerinin Osmanlı Devleti ile K&uuml;lt&uuml;rel İlişkileri (H. Murat Arabacı)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c8s14/makale/c8s14m6.pdf">1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı ve Anadolu&#8217;da Alınan Tedbirler (Adem Kara)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-2004-53-01/AUHF-2004-53-01-Ozkorkut.pdf">1876 Anayasası&#8217;nın Hukuk Devleti Unsurları A&ccedil;ısından Osmanlı Devlet Anlayışına Getirdiği Yenilikler (Nevin &Uuml;nal &Ouml;zkorkut)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://egitimdergi.pamukkale.edu.tr/makale/say%C4%B112/8-1876%20BULGAR%C4%B0STAN%20AYAKLANMASININ%20OSMANLI-%C4%B0NG%C4%B0L%C4%B0Z%20%C4%B0L%C4%B0%C5%9EK%C4%B0LER%C4%B0NE%20ETK%C4%B0S%C4%B0.pdf">1876 Bulgaristan Ayaklanmasının Osmanlı-İngiliz İlişkilerine Etkisi (Mithat Aydın)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://sbe.dumlupinar.edu.tr/9/21.pdf">19. Y&uuml;zyılda İran Transit Ticaret Yolu İ&ccedil;in Osmanlı-Rus Rekabeti (H&uuml;seyin Kaleli) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ksef.gazi.edu.tr/dergi/pdf/Cilt-14-No1-2006Mart/217-226.pdf">XVI. Y&uuml;zyılda Osmanlı Devleti&#8217;nde İktidar-İtaat İlişkisine Dair Bir Araştırma: Amasya &Ouml;rneği (Emine Erdoğan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/sos_mak/makaleler%5CDo%C4%9Fan%20Y%C3%96R%C3%9CK%5CY%C3%96R%C3%9CK,%20DO%C4%9EAN.pdf">XVI. Y&uuml;zyılın İkinci Yarısında Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda Yaşayan Gayrim&uuml;slimlerin N&uuml;fusu (Doğan Y&ouml;r&uuml;k)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.muzikbilim.com/1m_2004/uslu_r.PDF">XVI. Y&uuml;zyıl Osmanlı Sarayı&#8217;nda Hint M&uuml;zik Grubuna Ait Bir Beste (Recep Uslu)</a></li>
</ul>
<p><span id="more-149"></span></p>
<ul class="style9">
<li><a target="_blank" href="http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/05_gunay.pdf">XV. Y&uuml;zyıl Osmanlı Toplumunda Sosyo-K&uuml;lt&uuml;rel Yapı, Din ve Değişme (&Uuml;nver G&uuml;nay)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ksef.gazi.edu.tr/dergi/pdf/Cilt13-No1-2005Mart/hkeles.pdf">Ankara Savaşı&#8217;na Kadar Osmanlı-Candaroğulları M&uuml;nasebetleri (Hamza Keleş-Cevdet Yakupoğlu) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-2002-51-03/AUHF-2002-51-03-Ozkorkut.pdf">Basın &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ve Osmanlı Devleti&#8217;ndeki G&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; (Nevin &Uuml;nal &Ouml;zkorkut) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.fatih.edu.tr/%7Eayasar/kahve.pdf">Erken Modern D&ouml;nem Osmanlı&#8217;da Kamu Mek&acirc;nı &Uuml;zerinde M&uuml;cadele: Kahvehane Yasaklamaları (Ahmeş Yaşar) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/13_kusat.pdf">Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Kişiliği ve Fetihteki Rol&uuml; (Psikanalatik Bir Yaklaşım) (Ali Kuşat)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.aksiyon.com.tr/pdf/24648.pdf">G&uuml;ney Amerika&#8217;daki Kayıp Osmanlılar (Zafer &Ouml;zcan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ankara.edu.tr/kutuphane/otam/otam_2005_sayi17/durdu_mehmet_burak.pdf">İngiliz J.R. Pilling&#8217;in Osmanlı Demiryolu İmtiyazını Elege&ccedil;irme M&uuml;cadelesi (Durdu Mehmet Burak)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.universite-toplum.org/pdf/pdf_UT_325.pdf">İslam-Osmanlı Hukukunda Devlet Kavramı (Nuran Koyuncu)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://kutuphane.uludag.edu.tr/Univder/PDF/fen-ed/htmpdf/2007-2/M14.pdf">J&ouml;n T&uuml;rkler Bağlamında Osmanlı&#8217;da Batılılaşma Hareketleri (Barış Demirtaş)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.praksis.org/files/Doktora.pdf">Kapitalistleşme S&uuml;recinde Bir Osmanlı Anadolu Kenti: Bursa 1840-1914 (Sevilay Kaygalak)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s18/akoz.pdf">Karamanoğlu II.İbrahim Beyin Osmanlı Sultanı II. Murad&#8217;a Vermiş Olduğu Ahidn&acirc;me (Alaaddin Ak&ouml;z) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.bilimtarihi.org/pdfs/KIRIM.pdf">Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması (Ali İhsan Gencer)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.doguedebiyati.com/kitap/osmanli%20teskilati.pdf">Mahmud Şevket, Osmanlı Teşk&icirc;l&acirc;t ve Kıy&acirc;fet-i Askeriyyesi (Mehmet Kanar)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://conference.arcadians.gr/media/L.Kayapinar-Dimitsana.pdf">Osmanlı Arşiv Kaynaklarına G&ouml;re Dimitsana&#8217;nın Demografik Yapısı (Levent Kayapınar)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://karesitarih.balikesir.edu.tr/OsmanlibarisiiOrtayli.pdf">Osmanlı Barışı (İlber Ortaylı) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.corilaf.gazi.edu.tr/turkce/dergi/icerik/sayi2/makale3.pdf">Osmanlı D&uuml;ş&uuml;nce Tarihinde Parlamenter Sistem Arayışları: İslamiyet&#8217;in Belirleyiciliği &Uuml;zerine Değerlendirmeler (Mevl&uuml;t Uyanık) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://ilef.ankara.edu.tr/id/gorsel/dosya/1164636746Osmanlida_Halka_iliskiler.pdf">Osmanlı&#8217;da Halkla İlişkiler (Metin Kazancı) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.econturk.org/Turkiyeekonomisi/osmanli.pdf">Osmanlı Devletinin Diğer Devletlerle İktisadi İlişkileri (Ferhat Başkan &Ouml;zgen)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ankara.edu.tr/kutuphane/TarihArastirmalari/TarihArastirmalari_1990_1991_c15_s26/20_tahir_sunbul.pdf">Osmanlı Devletinin Kuruluş Sorunu (Tahir S&uuml;nb&uuml;l)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.e-sosder.com/dergi/15159-179.pdf">Osmanlı Devleti&#8217;nde Cizye ve 19. Y&uuml;zyıla Ait Bir Cizye Defteri: Cizre Sancağı&#8217;nın Cizye Defteri (Cizye Defter Numarası:375) (İbrahim &Ouml;z&ccedil;oşar-H&uuml;seyin Haşimi G&uuml;neş)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/14_sanal.pdf">Osmanlı Devleti&#8217;nde Medreselerde Ders Programları, &Ouml;ğretim Metodu, &Ouml;l&ccedil;me ve Değerlendirme, &Ouml;ğretimde İhtisaslaşma Bakımından Genel Bir Bakış (Mustafa Şanal)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.bayar.edu.tr/%7Esosyal/dergi/dergi2/OsmanliDevletinde.pdf">Osmanlı Devletinde Y&ouml;r&uuml;klerin G&ouml;&ccedil;erlikten Yerleşik Yaşama Ge&ccedil;irilmesinde Uygulanan Vergi Politikaları ve Sosyal Sonu&ccedil;ları (Ali Rıza G&ouml;kbunar)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.maden.org.tr/resimler/ekler/9f268fb2ba10686_ek.pdf">Osmanlı Devrinde Madenler ve Madenlerin İşletilmesi (Vicdan &Ouml;zdingiş)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi3/sarikaya.pdf">Osmanlı D&ouml;nemi Konyası&#8217;nda Medrese Kurucusu ve Patronu Olarak Suf&icirc;ler ve &Acirc;limler (18.-19.Y&uuml;zyıllar (Yaşar Sarıkaya) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ceis.org.tr/dergiDocs/z-g%C3%B6nencan.pdf">Osmanlı D&ouml;neminde Sosyal G&uuml;venlik Sistemleri (Zahit G&ouml;nencan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.tusev.org.tr/userfiles/image/ford/Osmanli%20Donemi%20Vakiflarinin%20Ekonomik%20Boyutlari.pdf">Osmanlı D&ouml;nemi Vakıflarının Tarihsel ve Ekonomik Boyutları (Murat &Ccedil;izak&ccedil;a)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://yordam.manas.kg/ekitap/pdf/Manasdergi/sbd/sbd14/sbd-14-13.pdf">Osmanlı Devleti&#8217;nde Yapılan Tanzimat Reformlarının Eğitim Sistemine Etkileri, Uygulamaları ve Sonu&ccedil;ları (1839-1876) (Necati Cemaloğlu)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.academical.org/dergi/MAKALE/11sayi/ilgenOsmanliToprak.doc">Osmanlı Toprak M&uuml;lkiyeti Anlayışının Teşekk&uuml;l&uuml; ve Bunun Sosyal Tabakalaşma &Uuml;zerindeki Etkileri (Abd&uuml;lkadir İlgen)</a> (doc)</li>
<li><a target="_blank" href="http://dilbilimi.net/Berkes_Osmanlida_Devlet_Toplum.pdf">Osmanlı Devlet ve Toplum Kuruluşunun &Ouml;zellikleri (Niyazi Berkes)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://dilbilimi.net/kuban_osmanli_mimarisi.pdf">Osmanlı Mimarisi, Hazır Beton Dergisi, Mayıs-Haziran 2007, s.76-79 (Doğan Kuban&#8217;la r&ouml;portaj)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ankara.edu.tr/kutuphane/TarihArastirmalari/TarihArastirmalari_1990_1991_c15_s26/20_tahir_sunbul.pdf">Osmanlı Devleti&#8217;nin Kuruluş Sorunu (Halil İnalcık)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.corilaf.gazi.edu.tr/turkce/dergi/icerik/sayi1/fkoca.pdf">Osmanlılar D&ouml;nemi Fıkıh-Tasavvuf İlişkisi: Fakılar ile Sofular M&uuml;cadelesinin Tarihi Ser&uuml;veni (Ferhan Koca)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://dilbilimi.net/lowry_osmanli_adaleti.pdf">Osmanlıları Ayakta Tutan Vergi Sistemi ve Adalettir (Heath Lowry)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://yunus.hacettepe.edu.tr/%7Eunan/akademik30.html.pdf">Osmanlı Medrese Uleması: İlim Anlayışı ve İlmi Verim (Fahri Unan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://historiae.org/documents/Ottoman.pdf">Osmanlı Eyalet Sınırları, Şii Fedaralizmi ve Irak&#8217;taki Enerji Anlaşmazlığı (Reidar Visser)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.corilaf.gazi.edu.tr/turkce/dergi/icerik/sayi1/fkoca.pdf">Osmanlı İdari &Ouml;ncelikleri: Karahisar-ı Şark&icirc; Sancağı&#8217;nda Gelir Artırımı &Ouml;rneği (Fatma Acun) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.mcizakca.com/pub%20Osmanli%20da%20Ic%20Borclanmanin%20evrimi.pdf">Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda İ&ccedil; Bor&ccedil;lanma Evrimi (15. Y&uuml;zyıldan, 19. Y&uuml;zyıla) (Murat &Ccedil;izak&ccedil;a) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://yordam.manas.kg/ekitap/pdf/Manasdergi/sbd/sbd5/sbd-5-01.pdf">Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda M&icirc;r&icirc; Arazi Rejimi ve Tahrir Geleneği (Mehtap &Ouml;zdeğer)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.acikarsiv.gazi.edu.tr/dosya/Osmanlidakamusalalan.pdf">Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda Kamusal Alanın Dinamikleri (Serdar &Ouml;zt&uuml;rk)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.akdeniz.edu.tr/iibf/dergi/Sayi04/13Yilmaz.pdf">Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu Dış Bor&ccedil;lanmaya İten Nedenler ve İlk Dış Bor&ccedil; (Binhan Elif Yılmaz)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1946-03-01/AUHF-1946-03-01-Ucok.pdf">Osmanlı Kanunnamelerinde İsl&acirc;m Ceza Hukukuna Aykırı H&uuml;k&uuml;mler (&Ccedil;oşkun &Uuml;&ccedil;ok) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.obarsiv.com/pdf/vct_banumahir.pdf">Osmanlı Minyat&uuml;rlerinde Savaş, Kuşatma ve &Ccedil;ıkartma (Banu Mahir)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.tbb.org.tr/turkce/dergi/dergi56/Osmanl%C4%B1%20Para%20Sistemi.pdf">Osmanlı Para Sistemi ve Tağşiş Politikası: D&ouml;nemsel Bir Analiz (Ekrem Erdem)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://193.255.235.2/%7Eunat/yu/M07.pdf">Osmanlı Teknolojisine Genel Bir Bakış (Yavuz Unat)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ibrahimozdemir.com/Makaleler/Osmanl%C4%B1ToplumundaCevre.pdf">Osmanlı Toplumunda &Ccedil;evre Anlayışı (İbrahim &Ouml;zdemir)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ekolojidergisi.com.tr/resimler/4-7.pdf">Osmanlı Vakfiyelerinde &Ccedil;evre Bilinci ve &Ouml;rnekleri (Mehmet Şeker)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s18/kodaman.pdf">Osmanlı&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e &Ccedil;ağdaşlaşma Sorunları (Bayram Kodaman)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.education.ankara.edu.tr/ebfdergi/pdfler/2003_1-2/65-73.pdf">Osmanlıdan G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze İzciliğin Gelişimi ve T&uuml;rk Eğitim Tarihindeki Yeri (İsmail G&uuml;ven)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://eprints.rclis.org/archive/00012713/01/osmanlilarda_kutuphane_kulturu.pdf">Osmanlılarda K&uuml;t&uuml;phane K&uuml;lt&uuml;r&uuml; ve Bilimsel Yaşama Etkisi (Hakan Anameri&ccedil;) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.akader.org/sbard/sayilar/2005Mart/45-51.pdf">Osmanlılarda Siyasal Bir Kurum Olarak Ad&acirc;let Dairesi (Ejder Okumuş) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.ankara.edu.tr/kutuphane/TarihArastirmalari/TarihArastirmalari_2004_c22_s35/6_haldun_eroglu.pdf">Osmanlıların 1453 &Ouml;ncesi İstanbul Kuşatmaları (Haldun Eroğlu) </a></li>
<li><a target="_blank" href="http://194.27.49.253/ilahiyat/SK19byazici.pdf">Tanzimat&#8217;tan Cumhuriyet&#8217;e Osmanlı&#8217;da Felsefe &Uuml;zerine Bir Değerlendirme (Ey&uuml;p Bekiryazıcı)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.canaktan.org/canaktan_personal/canaktan-arastirmalari/kamu-maliyesi/aktan-timar.pdf">Tımar Sistemi ve Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndaki Uygulaması (Can Aktan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_14/09_inan.pdf">Trabzon&#8217;un Osmanlılar Tarafından Fethi (Kenan İnan)</a></li>
<li><a target="_blank" href="http://www.etiksempozyumu.sakarya.edu.tr/etik/4.2/2Atilla%20Dogan.pdf">Son D&ouml;nem Osmanlı D&uuml;ş&uuml;ncesinde Yeni Etik Arayışları (Atila Doğan)</a></li>
</ul>
<p class="style1">TEZLER</p>
<ul>
<li><a class="style9" target="_blank" href="http://www.mim.yildiz.edu.tr/Yeni/PAGE/TEZ/tezler/YLnil_koroglu/nil_koroglu_yuklisans_ozet.pdf">XIX.Y&uuml;zyıl ve XX.Y&uuml;zyıl Başı Emin&ouml;n&uuml;&#8217;nde Osmanlı B&uuml;ro Hanları (Nil K&ouml;roğlu), Y&uuml;ksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik &Uuml;niversitesi Fen Bilimleri Enstit&uuml;s&uuml;, 2004 </a></li>
<li><a class="style9" target="_blank" href="http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/1984.pdf">1917 Bolşevik Devriminin Osmanlı Mebuslar Meclisi ve T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisindeki Yankıları (Recep Ko&ccedil;yiğit), Y&uuml;ksek Lisans Tezi, Ankara &Uuml;niversitesi Sosyal Bilimler Enstit&uuml;s&uuml; Tarih Anabilim Dalı, 2006 </a></li>
<li><a class="style9" target="_blank" href="http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/2448.pdf">Tanzimat D&ouml;nemi Osmanlı Bilim Cemiyetleri (Ahmet Kara&ccedil;avuş), Doktora Tezi, Ankara &Uuml;niversitesi Sosyal Bilimler Enstit&uuml;s&uuml; Tarih Anabilim Dalı, 2006 </a></li>
</ul>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fosmanli-donemiyle-ilgili-makale-ve-tezler%2F&B'+rc+'=Osmanl%C4%B1+D%C3%B6nemiyle+%C4%B0lgili+Makale+ve+Tezler&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/osmanli-donemiyle-ilgili-makale-ve-tezler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeyh Neccarzade Rızaeddin Efendi</title>
		<link>http://www.erkanhirik.com.tr/seyh-neccarzade-rizaeddin-efendi/</link>
		<comments>http://www.erkanhirik.com.tr/seyh-neccarzade-rizaeddin-efendi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2006 23:58:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erkan Hirik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3rkan.com/blog/2006/11/21/seyh-neccarzade-rizaeddin-efendi/</guid>
		<description><![CDATA[A&#231;ıldı dıa lale-i g&#252;l reng-i Beşiktaş İşrab-ı &#231;eregan eder aheng-i Beşiktaş  G&#252;l devridir ey şah-ı felek can kerem kıl Teşrifine amadedir evren-i Beşiktaş  Makbul-i şiyem tıfk-ı şebistan-ı haremdir Mahbub-ı sera perde-i firheng-i Beşiktaş  Pa bend-i heva olmaz Ebed dam-ı feride Şahbaz-ı şikar-aver-i niren-i Beşiktaş  Divan-ı h&#252;mayun şeh-i milket-i naze Dad-aver olur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A&ccedil;ıldı dıa lale-i g&uuml;l reng-i Beşiktaş İşrab-ı &ccedil;eregan eder aheng-i Beşiktaş  G&uuml;l devridir ey şah-ı felek can kerem kıl Teşrifine amadedir evren-i Beşiktaş <span id="more-23"></span> Makbul-i şiyem tıfk-ı şebistan-ı haremdir Mahbub-ı sera perde-i firheng-i Beşiktaş  Pa bend-i heva olmaz Ebed dam-ı feride Şahbaz-ı şikar-aver-i niren-i Beşiktaş  Divan-ı h&uuml;mayun şeh-i milket-i naze Dad-aver olur gulg&uuml;h-i serheng-i Beşiktaş  Mahi-i dili sayd eder g&ouml;z g&ouml;ze cana Dam-ı heves-i rişte-i şeb-reng-i Beşiktaş  Sevdazade-i silsile-i Kayd- Rıza&#8217;dır Şahbaz-ı şikar-aveer-i nireng-i Beşiktaş</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.erkanhirik.com.tr%2Fseyh-neccarzade-rizaeddin-efendi%2F&B'+rc+'=%C5%9Eeyh+Neccarzade+R%C4%B1zaeddin+Efendi&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erkanhirik.com.tr/seyh-neccarzade-rizaeddin-efendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
