Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Kas 14th
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiÄŸiz iÅŸte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuÅŸu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
GitmediÄŸin her yere
Eki 23rd
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
KimliÄŸimi tarif etmek zor benim…
Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
YüreÄŸime Toroslar’dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim…
Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim…
Kamil iken cahil ettim alimi,
VahÅŸi iken yahÅŸi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim…
Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem’i.
İbrahim’in atıldığı kor benim…
Sebep bazı Leyla, bazı Åžirin’di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim…
İlahimle Mevlana’yı döndürdüm.
Yunus’umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla’danım, hayır benim, ÅŸer benim…
Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim
kimsesizim hısmımda yok hasmımda,
görünmezim cismimde yok resmimde,
dil üzmezim tek hece var ismimde,
barınağım gönül denen yer benim.
Benim adım, AŞK.
Cemal Safi
Eki 3rd



“insan deÄŸil de aÄŸaç olsam
dallarımın arasından rüzgarlar esse yapraklarım, çiçeklerim, meyvelerim olsa!
mevsimleri yaÅŸasam…köklerimle toprağın derinliklerine sarılsam.
kuÅŸlar konsa dallarıma, yuva bile yapsalar…böcekler, karıncalar yollansalar içime…
çürütseler oralarımı, ballarım, sakızlarım olsa…
gövdeme bir insan yaslanıp uyusa…
ben bunları hiç bilmesem, sadece aÄŸaç olsam…”
Erkan OÄŸur
AÄŸu 24th
İnsan ömrünün tamamını doğduğu şehirde geçirince daha bir farklı oluyormuş Ramazan ayları…Yaşadığım tüm Ramazanlar Ankara’daydı. Belki yaşayacaklarım da öyle olacaktı. Şükrümüz hep sonuna kadar olsa da ufak bir eksikliğini hissettim Ankara’mın. İçindeyken değerini pek anlamadık ama uzaktayken kıymetini kavradık.
İftar saati yaklaştıkça bilirsiniz tv programlarının bir köşesinde şehirlerin ne zaman iftar yapacağını gösteren saat belirir. İşte oraya bakınca geçen Ankara’yı aramışım. Sonradan dank etti Ankara’da olmadığım.
Başka şehirdeyim artık, iftarım da başka, sahurum da…
Tem 22nd
Deniz kıyıya çarptığı kadar dalgalıdır
Sonbahar alabildiğine sarardığı kadar sonbahar…
Güneş içini ısıttığı kadar mutlusundur
Yağmurun sağanaklığı kadar hüzünlü…
Seni düşündüğüm kadar özlerim,
Ne kadar çok özlersem bil ki, o kadar çok sevmiÅŸimdir…
Ne demiÅŸler ?