Şu anda Düşünce kategorisindesiniz.


Çocukken Ramazan

Düşünce

Her zaman ramazan ayı sene içinde okulda olduğumuz vakitlere gelirdi. Hayatımda ilk kez bir ramazan ayının yaz aylarına denk geldiğine şahit oluyorum. Kışın orucumuzu tutarken annemiz, babamız zamanında yaz ortasında tuttuklarını söylerlerdi de bizim için bir hikâye gibi gelirdi. Şimdi o hikâye ile karşı karşıyayız.

İlk oruçlarımı tam hatırlamıyorum ama hatırladıklarım ortaokul dönemlerime denk gelirdi. Geceden bolca yiyerek gündüz acıkmayacağımı sanırdım. O kadar çok yerdim ki o küçücük mideme nasıl sığdırırdım bilmiyorum. Acıkmaz mıydım? Acıkırdım tabi. Bazı günler öyle olurdu ki keşke unutsam da biraz bir şeyler atsam ağzıma diye düşünürdüm. Lakin hiç unutmazdım. Çocukluk işte…
Okulda olduğum vakitlerde bazılarının yediğini gördükçe dudaklarımı ısırdığımı da hatırlarım o yıllarda…Güzeldi o yıllar. Öğretmenimiz bırakırdı bizi iftar yapmamız için daha sonra derse devam etmemiz kaydıyla. Kimisi benim gibi evinden getirdiği ile yapardı iftarını. Kimisi ise dışarıdan bir şeyler alır gelirdi ve 3 er kişi oturduğumuz sıralara sıkışırdık, yerdik…Vallahi güzeldi. Eskiydi ya o günler, ondan da güzeldi zaten…

İlkokulu da hayal meyal hatırlıyorum. Hava kararmak üzereyken atılan topu ve yankılanarak okunan ezanı…Bazen tuttuğumu da hatırlıyorum orucu fakat nasıl dayanıyordum, kolay mıydı, zor muydu hatırlamıyorum.

Velhasılı kelam ah eski günler ah…Nerede o eski ramazanlar değil mi a dostlar!

1 Yorum

Çok Çalışmak

Düşünce

Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyetin gelecek evlatları, bizden daha çok rahata kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır. (1927, Atatürk’ün T.T.B.IV, s.435) sözünü Kırıkkale Üniversitesi‘nin sayfasında gördüğümde düşünmemiz gerektiğine inandım. Bir kaç gündür de bu söz üzerine düşünüyorum. Söylenecek çok şey olduğu kesin fakat nereden başlanacağı ve nerede bitirileceği mechul bu sözlerin…Ata bu sözleri söylerken elbette bir temennide bulundu fakat bu temeninin yerine getirilmesini sağlayacak başta yönetici kesimi olmak üzere ne yaptılar! Çok değişti yönetenler ama dönen çarkın sistemi hiç değişmedi. Çark hep aynı çark, sadece çeviren farklıydı. Elbette bir nebze de olsa o döneme nazaran daha iyi bir seviyedeyiz. Fakat olunması gereken nokta bu mudur? Tabii ki hayır. Sorgulamamız gerek, herkesin kendince bir cevap bulup taşın altına elini sokması gerek…Çok çalışmak gerek çok.

2 Yorum

Ey NTVMSNBC Size Sesleniyorum!

Düşünce, İronik

ntvEfendim Türkiye’de medyanın ne halde olduğu üzerine şuraya düşüncelerimi yazsam sanırım okumak için sonunu bekleyemeyeceğiniz bir uzunluğa sahip olurdu. Hani derler ya “bundan kitap olur” diye gerçekten de öyle…İşte hiç onlara değinmeden daha önce şurada yaptığım yorumda da belirttiğim üzere NTV’nin özellikle de NTVMSNBC’nin eski kalitesinde olmadığını giderek de “toplu bozulma/dejenerasyon” modasına ayak uydurduğunu göstermek istiyorum. Bugün de gördüğüm bir haber başlığı ve bu başlık ardı sıra takınılan tavır düşüncelerimi tasdik eder nitelikteydi.

NTV bir kitap hazırlamış ve o kitapta da yanlış bilinen şeylerin, doğru halleri verilmek istenmiş. İyi güzel bir amaç lakin pazarlama yöntemleri “bence” hiç etik değil. Peki neydi bu etik olmayan, buraya tıklayarak da bakacağınız tanıtıma NTVMSNBC editörleri “doğru bildiğiniz her şey yanlış” başlığını atmışlar. E oldu mu şimdi! Tamam güzel bir iş yapmışsınız ama insanlara doğruları göstereyim derken yanlış bir yol seçmiyor musunuz? Neymiş efendim “doğru bildiğimiz her şey yanlışmış”, 2 kere 2 nin 4 ettiği de mi yanlış? İşte işin aldatmacası burada. Tamam bir reklam ve dikkat çekici olması istenmiş olabilir, ama illa ki dikkati yanıltarak mı çekmek gerekir!

İşte buraya yazdıklarımın benzerini uygun bir üslup ile oraya yorum olarak da yazdım ama editörler halen onaylamadılar. Neredeyse 24 saat oldu.

Sahalarda görmek istemediğimiz hareketler bunlar…

Yorum Yok

Srebrenitsa Katliamı 13.Yılında

Düşünce

Srebrenitsa

Yakın tarihin en büyük katliamlarından birisi…Sırp Ordusunun soykırım girişimi. Yüzlerce toplu mezar, binlerce ceset…Halen yenileri çıkıyor meydana. Dünya ise masum oldukları katledilen bu insanların haklarını savunmuyor. Boşnakların içi halen acılı. Onların acısını paylaşıyoruz. Cürmümüz kadar olsa da buradan bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Srebrenitsa Soykırımı : “11 Temmuz 1995″ Günü, Bebeğinden,İhtiyarına Kadar 12.000′in Üzerinde Boşnak Erkeğinin, BM Barış Gücü Askerleri Korumasında Ve Güvenli Bölgede Olmalarına Rağmen ,Tamamının Üç Gün Süresince  Hunharca Katledildiği Soykırım.

Srebrenitsa katliamı ile ilgili birileri bilgilendirici bir web sayfası düzenlemiş. Buyrun o siteden ayrıntılı bilgi alın.

2 Yorum

EURO 2008 İstatistikleri ve Yorumlarım

Düşünce

Beklediğimden daha güzel bir turnuva oldu açıkçası. Ben takımların daha defansif oynamasını beklerken takımlar gerçekten de gol atma azmiyle oynadılar. Her zamanki gibi Yunanistan hariç. Türk milli takımı açısından baktığımızda oynamadan kazanılan maçların ardından oynayarak kaybedilen bir maç sonucu hazin bir sona sahip bir turnuva oldu. Her şeye rağmen milletçe sevindik, hopladık, zıpladık.

Turnuvanın başında tahmin ettiğim iki takım vardı. Biri Almanya, birisi İspanya. Ne kadar güçlü bir tahmin yaptıysam finalde yanılma şansım yoktu.

İspanya 44 yıl sonra maç kaybetmeden kupayı kaldırmayı başardı. Gerçekten müthiş oynayarak, teknik hız ve konsantrasyonu birleştirerek her maçlarında güzel futbol sergilediler. İspanya’nın bu başarısının arkasında bence SENNA var. Gerçekten müthiş bir ön libero.

Almanya finale gelene kadar tüm rakiplerini normal süre içinde mat etmeyi başarırken finalde bunu gerçekleştiremeyince kupayı kazanamadı. Zaten hak etmemişlerdi de.

Devamını Oku »

2 Yorum
« Önceki Yazılar
Sonraki Yazılar »