pinhani

Pinhanî

Gerçekten de isimleri kadar gizlilermiş ama buldum ben..Çok enteresan bir karşılaşmam oldu bu grup ile.. Turuncu kafedeyim bir zamanlar ne muhabbetler , ne şakalar , ne anılar yaşadığımız adetâ mahfilimiz olan yerde.Bir gün yaklaşık 60 GB ‘lık mp3 içinden öyle kafama esenin üzerine tıklayıp bakıyordum nasılmış , neymiş falan diye , kısa kısa dinliyordum. Karşıma ilk olarak “Hele bi gel” şarkısı çıktı.Kısaca dinleyip geçemedim,dinledim sonuna kadar.Diğerlerine bakayım dedim; “bu da acaba tek parçalık albümlerden mi !” diye şüphe ederekten.Yok canım alakası yok , her biri bir diğerinden güzel parçalar ki bunu ilk dinleyişte diyebilmiştim.Bunları kopyalayıp getirdim evime [ aboo resmen itiraf ettim hee yassah olan bir şeyi yaptığımı ] o kadar çok dinledim ki artık her gün sabah uyandığımda ve gün boyunca dilimde şarkıları , melodileri..

Aradan günler geçti hırsızlar [ah su hirsizlar her gece rüyamda senin kiliginda dolasirlar ah karanliklar seni benden , seni dünden , seni gerçeklerden korurlar ] çıktı sahneye bunları bulduğum bilgisayarı çaldılar, Pinhanî’yi de pinhan ettiler ama artık içimden alamazlardı onları çünkü ben saklıyorum şimdi :)

Dinledikçe sözlerine dikkat ettim , dikkat ettikçe hayran kaldım , hayran kaldıkça düşündüm , düşündükçe bunları buraya yazmaya karar verdim.Yani o derece ,benim gibi üşengeç bir adamı yazmaya teşvik ettiler :)
Güzelliği tarif etmek zor.Eğer ki yalnızsanız,eğer ki umutsuzsanız , eğer ki sevinçliyseniz , eğer ki üzüntülüyseniz her nasıl olursanız olun dinleyince derdinizi size anlatan parçaları var. İnanın bir kez dinlediğimde o kadar gaza gelmiştim ki İstanbul’a konserlerine gitmeyi bile düşünmüştüm ki üşengeç olduğumu daha önce de söylemiştim ona rağmen.Ankara’ya gelmelerini dört gözle bekliyorum açıkçası.

biseyler yapabilirsem güzel gözlerin için
basindan geçeni anlat , masaldir benim için

İlk kurşunu sıkan dizeler bunlar işte. Başından geçenleri masal gibi dinlemek belki de “inandığımız masallar”ı yaşamamız içindir.

bugünüm yarin olsa , ya da hep yeni bastan
yasamak ne güzel olur hiç baslamamissan
geriye ne kalirdi yasananlari atsan
seni bir daha yasamak isterim aslinda

Her şeyi yeniden yaşamak güzelliğiyle…Hayatın aslında geriye iz olarak sadece anıları bıraktığı böyle güzel anlatılabilir. Hangimiz istemedik ki çocuk olmayı işte bu da o günleri tekrar yaşamak istemek gibi “seni” tekrar yaşamak.Yaşananları atmamak ama her şeyi yeniden yaşayabilmek…

yalniz kaldiysan , kalkip pencerenden bir bak
günes açmis mi, yagmur düsmüs mü
bir sonbahar kadar yalniz , bir kis kadar savunmasiz
ya da ilkbaharsan , yolun basindaysan

asla vazgeçme , kalkip da pencerenden bir bak
günes açmis mi , yagmur düsmüs mü
dön bak dünyaya

Umutsuzsanız bu şarkı gelir size arkadan “bugun günlerden Cuma enseni boş bırakma” tokadını yapıştırır. Umutsuzluğun bir umut olamayacağını güneşin açtığını yağmurun da aslında düşeceğini dünyaya dönüp bakmadan anlayamayacağımızı anladığımız dizeler bunlar.

herkes kösesini kapmis iyi ama ben nasi büyük adam olucam
bir tek seni bana çok gördü dünya
iyiler bu savasi kaybetmis peki ben nasi büyük adam olucam
kötü olmak seni geri getirir mi acaba
Hangimiz yaşamadık ki bu paradoksu ? İyi olduk , içten olduk , samimi olduk ama her zaman iyi olmanın kazandırmadığını “deveye diken”in yaradığını anlamadık mı ? Belki de henüz büyük adam olamadık o yüzden böyle sanıyoruz.

inandigin masallar
birer sarki oldular
sana imkansizliklari unutturdular
simdi yarim kaldilar , sen gidince unutuldular

Masallar hep anlatılır , inanırız o masalı hep yaşarız.Masaldaki kahraman imkansızları başarandır ama biz öyle kaptırırız ki masala kendimizi, onların aslında imkansız olduğunu unuturuz.

Velhasıl-ı kelam Pinhanî bana çok şey anlattı , ben de onları tekrar ettim.