Dünya ve Osmanlı tarihi üzerine bilgi hazinesine sahip, her izlediğimde konuşsa da saatlerce dinlesem hissini uyandıran verdiği bilgilerle ve bazı imalı sözleriyle kendisine hayran bırakan bir tarihçi. Hasbelkader orta okul veya lisede tarih öğretmenim olsaydı kesinlikle İlber Ortaylı yüzünden üniversitede Tarih okurdum. Osmanlı tarihini ve memleketimizin geçmişini insanı baymadan, yormadan en pratik ve keyifli şekilde anlatan ve anlattıkları da akılda kalıcı nitelikte kalitede bilgiler aktarabilen şahsina munhasır zat-ı muhteremin derslerine girmeyi şöyle uzaktan da olsa dinlemeyi çok isterdim. Öğrencisi olmak bir ayrıcalık olurdu sanırım. Hoş ben de onun talebesinin ( A.Nezihi Turan ) talebesiyim bu da güzel bir şans bence. Bir de tv izlerken Ulusa Sesleniş konuşmalarını keşke hep İlber Ortaylı yapsa falan diye düşündüğüm de olmuştur.
Ayrıca İlber Ortaylı nobel ödülünü kazanmış olan Orhan Pamuk’un bir cümlesi hakkında ki cümle şudur ; “”imam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu.”" şöyle bir yorumda bulunmuştur ve gülümsememe sebep olmuştur;
“Bir kere namazın saati olmaz, vakti olur. Saat ayrı, vakit ayrı bir kavramdır. Camilerde balkon yoktur, minarenin şerefesi vardır. Ezanı da imam okumaz, müezzin okur, o da şerefeye çıkmaz, içeriden okur. Bu örnekle de sabittir ki kişiler kendi içinden çıktıkları toplumu bilmeden bir şeyler yapmaya çalıştıklarında doğru şeyler yapmazlar, yapamazlar.” bkz : http://www.milliyet.com.tr/2006/11/23/yazar/asik.html
TRT‘deki programlarının her biri bence tekrar tekrar izlenmelidir. Bazılarının videolarına buradan ulaşabilirsiniz. Özellikle de Kırıkkale Üniversitesi‘nde yaptığı şu konuşmayı izlemelisiniz.
[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=G02Nv0wTpMQ]
Ve’l-hasıl-ı kelam kendisi bence modern Dede Korkud olarak bizlere gönderilmiştir.
Bazen değişiklik gerekir, ben de onu yaptım.