Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Evde oturacağımıza bir sinemaya gidelim dedik. Televizyonlarda ve şehrin bir çok köşesinde bolca reklamı yapılmış olan Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenliğini yaptığı ve oyuncu olarak da yer aldığı “Güneşi Gördüm”ü tercih ettik. Ettik diyorum yanımda adını vermeyeceğim iki arkadaşım daha vardı. Bu arkadaşlardan birisi benim gibi ilk kez izleyecekti, diğeri ise ikinci kez izlemiş olacaktı. İkinci kez izlemek isteyişinin sebepleri de filmi çok sevmesi ve ilkinde yanında başkaları olduğundan rahatça ağlayamaması…

Gizlice içeri soktuğumuz Pringles, çikolatalar ve kola aklımızın bir köşesindeyken film başladı. Mahsun Kırmızıgül ile gelen ön yargılar filmin daha ilk dakikalarında hırçın dağları müthiş yansıttırabilmesiyle yavaş yavaş erimeye başladı.
Doğuda bir köy, teröristler ve askerler arasında kalmış insanlar… Bir oğlu şehit, bir oğlu gazi bir oğlu terörist bir ana ve baba. Merak etmeyin yine koyunu anlatmayacağım. Doğuda başlayan bu hazin ve fukaralık dolu hikâye İstanbul’a oradan da dünyanın en gelişmiş memleketlerinden birisi olan Norveç’e kadar uzanıyor.
İstanbul’un arka mahallelerindeki yaşam doğudaki mayın tarlasına dönüşmüş köyde yaşamaktan daha da zor görünüyor filmde. Bu hayattan kendisini Norveç’e atabilenler filmde kurtulurken ülkemizin acı gerçekleri ile yaşamaya mahkûm olanlar sefaleti iliklerine kadar hissediyor hatta bu sefalet hissizliğe, ölüme bile sebep olabiliyor.
Filmin müzikleri gayet güzel seçilmişler/yapmışlar. İnsan izlerken etkileniyor zaten, müzikler de buna cila vuruyor. Sağımda ve solumda oturan ve sürekli gözlerini çaktırmadan silmeye çalışan arkadaşlarımda bunu hissettim. Kimi zaman ben de kendimi zor tuttum itiraf ediyorum. Ha unutmadan önce aklımızda duran şeyleri midemize indirdik ondan sonra ağlamaya başladık söyleyeyim.
Oyunculuk konusuna gelince Mahsun gerçekten iyi iş çıkarmış. Ama müthiş diyemiyorum. En sevdiğim oyunculuk performansı ise ses tonu ve bakışlarıyla Mahsun Kırmızıgül’ün babasını canlandıran filmdeki adıyla Haydar (Erol Demiröz) ile evin zekâ özürlü kızını oynayan adını bilmediğim çocuğa ait. Altan Erkekli’nin hakkını yememek lazım ama ben kendisi zaten profesyonel oyuncu diye aynı Demet Evgar gibi onu da değerlendirmedim. Gado karakteri de gerçekten çok başarılıydı. Kendisini Avrupa Yakasından tanıdığımız Sarp Apak‘ın o masum suratı şehit olan asker rolü için biçilmiş kaftandı sanki.
Filme genel olarak baktığımızda yaşanmışlıklardan oluşan senaryo ülkemizde laf sahibi olan herkese eleştiride bulunmuş ve tam gediğine oturtmuş taşı. Ancak biliyoruz ki film hiçbir insanın fikrini değiştirmeyeceği gibi yöneticilerin de fikrini değiştirmeyecek. Yine kanlar dökülecek, yine insanlar ölecek, yine kış gelecek, yine kar yağacak yine güneş görünecek ve ölünecek…
09 Eki 2008 - 02:13
Etiketler: Penguen, Sözün Bittiği Yer, Terör
Kategori Düşünce | 1 Yorum
Sürekli olarak takip ettiğim dergilerdendir Penguen. Zaten oradan bir çok karikatürü ve yazıyı da sitemde sizlerle paylaşırım. Özellikle Alpay Erdem’in Ben köşesi hoşuma gider. Sitenin sloganıyla da alakadar zaten o köşe. İroni var. Bu haftaki Penguen dergisinin kapağı Samet’in şurada değindiği ve hepimizi derinden üzen terör saldırısı üzerine yapılmış. Çok manidar geldi bana. Keza bilmiyor [...]
07 Eki 2008 - 00:26
Etiketler: Baş Ağrısı, Engewal, Huzur, Mercan Dede, Nane-Limon, Veysel Gençten, İstanbul
Kategori Müzik, İronik | 2 Yorum
İki gündür şiddetli baş ağrısı çekiyorum. Üç gündür de grip bedenime yerleşmeye çalışıyor. Bir yandan da ona karşı koymaya çalışıyorum. Mercan Dede çılgını olduk çıktık. Tüm bunlarla birlikte onu dinliyorum ve rahatlıyorum. Üç bardak anne yapımı nane-limon içtim çok güzeldi. Arada bir yapın ve için hasta olmayı beklemeyin. Bir limon ve biraz nane ve su…Mümkünse [...]
31 Ağu 2008 - 01:29
Etiketler: ömür ceylan, bakırköy, doğum günü, emrah bozok, erkan hirik, iskender pala, kayhan şahan, köktürk yazıtları, köktürk yazıtlarında yön kurgusu, kültür üniversitesi, marcel erdal, mavi kelebekler, muharrem ergin, old turkic word formation, peter zieme, tudok, İstanbul
Kategori Diğer | 3 Yorum
…ve TUDOK 2008’in ilk günü…
Tuhaf bir heyecan var içimde. Çocukken okula ilk başladığınız heyecanı eğer şu an hissedebiliyorsanız bilin ki o heyecana benzer bir his vardı içimde. Akademik bir ortama aktif olarak katılacaktım. Kalktım ve bir güzel giyindim, en takım olanından…Kravatım da yakıyordu hani en turkuazından..E moda ya bu aralar, belli etmeden de olsa ufak [...]
29 Ağu 2008 - 20:29
Etiketler: emrah, Fikret, kültür üniversitesi, tudok 2008, şirinevler, İstanbul
Kategori Diğer | 2 Yorum
…Geldik, yurttayız…
Öylesine yorulmuştum ki geldiğimde uyuduğum uykunun tadı halen dimağımda…Yatağımda sersem sersem etrafa bakarken odanın kapısı açıldı ve Fikret geldi. O da benim gibi Tudok katılımcılarından birisiydi. Sonradan öğrendik ki koleksiyoncuymuş kendileri : )
E karnımız acıkmıştı artık, bir şeyler yemenin vakti geldi. Yurdun güvenliğinden aldığımız yardımla Şirinevler meydanına doğru ilerlemeye başladık.
Etrafta tanıdık yerler aradık ki [...]
22 Ağu 2008 - 23:35
Etiketler: arnavutköy, Beşiktaş, inönü stadı, kültür üniversitesi, taksim, yıldız, İstanbul
Kategori Diğer | Yorum yok
..ve bindik metroya…
Ankara’daki metro gibi değil taksimdeki..İndikçe iniyorsun aşağı doğru. Bir çok köşe dönüyorsun ve uzun yürüyüş sonrası ulaşıyorsun tren raylarına.
Yerin altında dahi İstanbul’un tamamında alabileceğiniz o derin ve ağır rutubet ve deniz kokusunu alabiliyor insan. 10 dakika sonra Levent’te indik. Gayet modern ama bir o kadar da kuru bir yer. Daha önce de dediğim [...]
21 Ağu 2008 - 01:43
Etiketler: arnavutköy, ayvalık tostu, benzemez kimse sana, dersaadet, galata mevlevihanesi, istiklal caddesi, izmit, st.antuan, taksim, İstanbul
Kategori Diğer | 1 Yorum
Bilmem kaçıncı İstanbul ile ilgili yazım bilmiyorum bu. Ama inanın İstanbul yazıldıkça yazılası bir şehir. Her ne kadar içinde yaşayan halik değerini bilmese de bizler uzaktan gelip onun büyüsünü alabiliyoruz. İstanbul ile ilgili şeyler yazıldıkça biliyorum ki eksik kalan, ardımızda bıraktığımız bir çok cümle olacak.
Sabahın ilk ışıklarıyla daha bir ay evvel gittiğim Dersaadet‘e güzel geçen [...]
02 Ağu 2008 - 19:03
Etiketler: öğrenci kongresi, kültür üniversitesi, noktalı virgül, tudok, tudok2008, İstanbul
Kategori Diğer | 1 Yorum
Samet ve Kaan‘dan sonra bir imla işareti koymam gerekiyorsa o gün bugündür. Ben işaretimi noktalı virgülden yana kullanıyorum. Bir süre buraya yazamayacağım. Bugün İstanbul’a gidiyorum. Aslında gezmek maksatlı olmasa da biraz geziye çevirmeye niyetimiz yok değil. Bir ay evvel İstanbul’dan gelmiş olmama rağmen tekrar gitmem gerekti. Katıldığım bir kongrede [İstanbul Kültür Üniversitesi II. Uluslararası Türk [...]
29 Haz 2008 - 21:52
Etiketler: Çatalca, Fayrouz, Kanchaskis, Kanuni Sultan Süleyman, Muhibbi, Podima, Sapanca Gölü, Tatil, Yalıköy, Zeyna, İstanbul
Kategori Diğer | 2 Yorum
Kısa bir tatilin ardından Ankara’ya dönmüş bulunmaktayım. Biliyorum beni çok özlediniz Güzel bir tatil oldu. Allah herkese nasip eder inşallah. Size biraz yolcuğumdan bahsedeyim. Tatildeyim yazısını yazdım ve o sabah saat 06.30′da direksiyona geçtim. Yağmur yağıyordu buralara hafiften hafiften. Onun verdiği kaygı ile temkinli gidiyordum. CD’yi dinleyerek gidiyor, Ankara’dan çıkışımla artan yeşillik miktarını [...]
02 Haz 2008 - 00:47
Etiketler: Constantinopolis, Fatih Sultan Mehmed, Konstantinapol, Konstantinapolis, Tarih, İbn-i Batuta, İlber Ortaylı, İslambol, İstanbul
Kategori Kültür, Türkoloji | 6 Yorum
Bu yazıda İstanbul isminin nereden geldiğine ve Konstantinapol kelimesine değineceğim. Nereden çıktı İstanbul? Özledim de ondan galiba.
Geçenlerde gece yarısı yatmadan evvel televizyonu karıştırıyordum. İlber Ortaylı‘nın TRT2 de yapmış olduğu, şimdilerde ise NTV‘de yapmakta olduğu programı izledim. Gerçekten de çok güzel anlatıyor. Anlatırken bu denli
kendine güvenen, bu denli bilgi kokan bir insan daha görmedim desem yeridir. [...]
28 Mar 2009 - 03:47
itiraf etmeliyim ki filmi ikinci kez izleyen bendim..
her ne kadar erkan’a kasma kendini dediysem de sinemayı ağlamadan terk eden sanırım tek kişiydi..
mahsun kırmızıgül’ü bebegim benim’i söylerken, bir de bu filmi izlerken gözünüzün önüne getirin..
nereden nereye..
30 Mar 2009 - 20:04
Ben henüz izlemedim.Ağlamadan izlenmesi mümkün diil deniyor ama,bakalım.
14 Nis 2009 - 15:51
Selam,
Güzel birseyler yapmissin fakat devamini getirmelisin, günlük olarak bir sürü sey eklersen cok gaha fazla izlenebileceksin.
Saygilar
21 Nis 2009 - 15:42
hayatın gercek yüzünü aydınlata bravo derim helal olsun gercek insanlara tebrik ediyorum
08 May 2009 - 14:05
teşekkürler