Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Eki 21st
Bir padişah korkunç bir hastalığa yakalanmıştı. Bir grup hekim, “Bu hastalığın ilacı, şöyle niteliklere sahip insanın ödüdür” dediler.
Padişahın emri ile görevliler bu nitelikleri bünyesinde taşıyan insanı aramaya çıktılar. Araştırma günlerce sürdü, sonunda bir köylü çocuğu bulundu. Padişah anne ve babasının çağırttı. Sayılmayacak kadar çok altın, mal ve mülk bağışladı ve onları razı etti. Sonra kadıdan çocuğun öldürülmesi için izin istedi. Kadı “Padişahın kurtulması için halktan birinin öldürülmesi caizdir” diye fetva verdi. Cellât geldi. Kılıcını çekti, hazırlandı, işareti beklemeye başladı.
Çocuk bu sırada bakışlarını göğe dikti, gülümsedi ve kendi kendine mırıldandı. Herkes şaşırdı. Padişah “Tuhaf!” dedi. “Gülünecek zaman mı?” Neden güldüğünü sordular. Annem babam” dedi çocuk, “Dünyanın geçici malı için beni ölüme teslim etti, kadı kanımın dökülmesi için fetva verdi, padişah kendi sağlığını ölümümde görüyor. Allah’tan başka sığınağım kalmadı, bu yüzden göğe baktım ve esirgeyiciliğine sığındım, acıyacağını ve adaletle davranacağını bildiğim için sevindim.”
-Senden kime kaçayım?
-Adaletini istiyor, esirgeyiciliğini gözlüyorum.
-Senden yine sana sığınıyorum.
Padişahın gözleri nemlendi, “Ölümüm, böylesi bir masumun kanının dökülmesinden iyidir” dedi. Kucakladı, gözlerinden öptü. Servet sayılabilecek lütufta bulundu ve çocuğu serbest bıraktı. Bu hikayeyi anlatanlar, birkaç gün sonra padişahın iyileştiğini söylerler.
Haz 10th
Sağlık olsun, herkese sağlık olsun , her şeye sağlık olsun. Her şeyden önce sağlık olsun. O olmadan hiç bir şeyin zevki yok ki, anlamı yok ki kardeşim. En basitinden başınızın ağrıdığı zamanları düşünün. Hiçbir şey yapasınız gelmiyor değil mi ? Malmış, mülkmüş, işmiş, güçmüş, şuymuş buymuş. Hepsi palavra. Sağlık gerçek olan. Düşünsenize yıllardır peşinde koştuğunuz idealleriniz var, yıllar yılı ona kavuşabilmek için her şeyi yapmışsınız. Derler ya yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmişsiniz. Eee sonra ? Vahim bir hastalık. Ne oldu hepsi darmadağın, her şey anlamsız. Ondan sonra tek amacınız iyileşmek olacaktır. Neymiş demek ki, palavralar peşinde koşuyormuşuz aslında. Peşinde koşmamız gereken sanırım sağlığımız.
Biliyorum annelerimiz, babalarım hatta dedelerimiz gibi konuştum. Ne demişler, bir müsibet bin nasihatten yeğdir. Siz siz olun müsibeti beklemeyin aklınızı başınıza devşirmek için.
Ne demişler ?