Facebookta bulunduğum kısa süre içerisinde Kırıkkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı grubuna katıldım. Güzel bir tartışma yaşadık orada. Hep eskilerin yaptığı gibi eski-yeni çatışması. Belki de bir nevî doğu-batı çatışmasıydı. Bu çatışmayı bu coğrafya çocuklarının yapması, bu iki arada kalmış insanların yapması, Tanpınar‘ın deyimiyle “eşikte olan” bizlerin yapması bana göre çok anlamlıydı. 
Kaliteli bir tartışma yaptık kanısındayım. Bu tartışmayı sizlerle paylaşmamdaki maksat “tartışma” dediğimiz şeyin “terbiye” hududu içinde nasıl yapılacağının göstermektir. Zira televizyonlar izlediğimiz tartışma programları yakında bir dövüş sporu olarak kabul görebilir.
Tartışma aşağıdaki gibidir. Söz konusu tartışma Fethi Kasap, Kaan Fakılı, İsa Karaaslan ve benim aramda geçmiştir. Konu “aruz“dan yola çıksada elbette başka şeylere de değinmiştir. Buyrun edebî zevke;
Fethi Kasap: Devamını Oku »
şiir aruzdur, aruzun da en iyi kullanıldığı şiir divan şiiridir. Baki bu hususta en nadide misalleri teşkil etmiştir ifadesi nitekim manidar olacaktır. akif de aruzu kullanmıştır ama 17. asır klasik edebiyat şairlerimiz kadar mütehassıs değildir. bununla birlikte kendi asrında akif, ikamesi mümkün olamayacak kadar müstesna eserlerin altına imzasını atmıştır.
Bazen değişiklik gerekir, ben de onu yaptım.