Posts tagged Hüseyin Mert

En Kötü Oyun

Bir zamanlar Hüseyin Mert göndermişti bu fotoğrafı…Hayat, şimdiye kadarki en kötü oyun.

İnternet ve Blog Yazarları Derneği – İBYD – Blogtur

Bundan aylar evvel yazdığım birkaç yazıda blog (günlük) yazarlarından bahsetmiştim. Bu yazarlar belirli aralıklarla bir organize çerçevesinde (genelde Barış Ünver tarafından düzenlenen) bir araya geliyorlardı. Yapılan bu toplantılardan başka bu kişiler mangal gibi güzel sosyal etkinliğe de imza attılar. Maalesef artık Ankara’da yaşamıyor olmam benim bu toplantılara katılmamı zorlaştırdığından mangalı da kaçırmış bulundum. Her ne kadar kendilerine Ankaralı deseler de Türkiye’de blog (günlük) adına başı çeken grup olmayı başardılar. Daha önce katıldığım toplantılarda süreki somut bir şeylerin elde edilemeyişinden yakınan ben buna en çok sevinenlerden birisi oldum… Bunlar arasında dostum Hüseyin Mert’in [başkanım :) ] de olması benim için ayrı bir zevk. Peki bu başı çeken grup dememin sebebi ve benim bu kadar sevinmemin ne?
İşte bu gençler Türkiye’deki blog (günlük) olgusunun dernekleşmesini sağladılar.” İnternet ve Blog Yazarları Derneği” adıyla kurulan bu kuruluşta ilk olarak Türkiye’de blog (günlük) kavramının tanıtımı internet ve blog yazarları arasında iletişimin kurulması, yardımlaşması hedeflenmiş durumda.
Dernek hızla kendisini tanıtmayı başararak haberlere konu olmaya başladı bile; bu arada bizim Hüseyin başkan da ünlü olmuş oldu artık bizi tanımaz falan.
İşte bizim başkanı dünyaya tanıtan video; (Safa Paksu’ya video için teşekkürler.)

Buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz derneğin bir logoya ihtiyacı olduğunu ve bunun için de başkanların rızasıyla bir yarışma düzenlenmesi (eminim o müthiş çizimleriyle Safa Paksu kazanacaktır.) gerektiğini düşünüyorum. Hatta yine uygun görülürse sitedeki turuncu ve sarı rengin üzerine bir de gök mavisinin eklenmesi gerektiğini böylece daha canlı bir görünüm kazanılabileceğini düşünüyorum.
Derneğin harikulade adresi şudur; http://www.blog.org.tr/
Yönetim Kurulu ise şu isimlerden oluşmaktadır.
İsmail Erkut ERGENÇ – Genel Başkan
Fatih AKTÜRK – Genel Başkan Vekili ve Blog ve Sosyal Ağlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Ömer KARAPINAR – Teşkilatlanma ve Organizasyonlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Hüseyin MERT – İnternet Sitelerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı [Bizim Başkan]
Hamdi KAVAK – Sponsorluklardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Halime ÇİÇEK – Tanıtım ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Ahmet Alp BALKAN – Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Mücahit YILMAZ – Eğitim ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Barış ÜNVER – Genel Sekreter

Hayırlara vesile olur inşallah.

7. Ankara Türk Günlük (Blog) Yazarları Toplantısı

Az evvel eve geldim. Zor bir günün ardından güzel diyebileceğim bir toplantıdan geliyorum. Toplantı Ankara’da ikamet eden ve aynı zamanda günlük (blog) yazan arkadaşlar arasında gerçekleştirildi. Hepsine katılamadım şimdiye kadar yapılanların ancak katıldığım üç toplantı içinde en çok katılım bunaydı. Neredeyse 30 kişilik bir grup vardı. Ayrıca en çok bayanlı katılım sanırım bu toplantıydı. Organizasyonu gerçekleştiren yine Barış Ünver arkadaşımızdı. Teşekkürlerimizi iletiyoruz kendisine.
Ve Cafe Bistro” adlı mekanda toplantı yine karmaşa ile başladı ve gittikçe belirli konular üzerinde konuşulan, herkesin kendi fikrini belirttiği faydalı bir toplantı haline geldi. Toplantıda ilk olarak zamanının kısıtlı olması nedeniyle Av. Şamil Demir tarafından Bilişim Hukuku, Bilişim Suçları gibi hukukî durumlar hakkında bilgi aldık. Kendisinin sanırım yorgun olmasından kaynaklı gergin bir tavrı vardı. Toplantıda gözler Hüseyin Mert’i ararken birden kendisi belirdi. Kaan ile ben aynı şeyi düşünerek Hüseyin’in yeni uyandığını iddia ettik. Meğer yanılmışız. SEO (Search Engine Optimization) (Arama Motoru Düzenlemesi diyebiliriz AMD) konusunda bilgi sahibi arkadaşlar bildiklerinin bir kısmını paylaştı. Google adsense, adwords gibi konular üzerine çalışan arkadaşımız İsmail Erkut Ergenç (ayrıca bkz) tecrübelerini bize anlatırken Adwords’ün önemine dikkat çekti. En azından benim dikkatimi çekmeyi başardı :) Sefa Paksu (Spaksu) arkadaşımız da herkese birer logo sözü verdi. Ona da bu güzel düşüncesi için ayrıca teşekkür ediyoruz. Saatin 22.00’ı göstermesiyle birlikte açlıktan kıvranan midelerimiz toplantının sona ermesini istedi. Kısa bir veda faslından sonra ben, Kaan, Hüseyin ve Mehmet (ajan olan) tantuni yedik. Hem de bayağı yedik. Turşu da güzeldi. Sonra beraber Sıhhiye’ye kadar yürüdük çeşitli sohbetler eşliğinde…

Güzeldi. Herkese teşekkürler.

Mim – Ben Neymişim Be Abi !

Esrik Öfke beni mimlemiş ve mimlerken de tereddütlerinden olsa gerek “umarım bana ne kardeşim demezsin ” demiş :) Böyle dediğine göre çok sert biri gibi duruyor olmalıyım, dedim kendi kendime. Mimin içeriği şu şekilde; şu adrese girerek size yöneltilen 10 adet soruyu cevaplandırıyorsunuz ve testin sonunda “Başkaları Sizin Hakkınızda Ne Düşünüyor?” onu görüyorsunuz. Sorulan sorularda vermemiz istenen cevapların bir kısmı bana yetersiz geldi. Kendimi anlatabileceğim cevapları bulamasam da yakın olanı seçtim. Sonrasında çıkan manzara Esrik Öfke ile aynıydı :)

Kibirli
Başkaları sizi dikkatle baş edilmesi gereken biri gibi görüyorlar, dışarıdan benmerkezci, kibirli ve baskın karakterli olarak algılanıyorsunuz. Onlar, size özenip sizin gibi olmak isteyebilirler ama asla size güvenmezler ve sizinle ilişkiye girmekten kaçınırlar. Ama özgüveniniz o kadar yüksektir ki başkalarının dediklerine pek kulak asmazsınız.

Ben de Esrik Öfke gibi düşünüyorum. Bu başlığın altındaki açıklama ile “Kibirli” kelimesi birbirini pek karşılamıyor gibi. Bence bu açıklamaları karşılayan başlık “Özgüven Sahibi” olmalıydı. Açıkçası ben de kibirli olduğumu düşünmüyorum. Benim nasıl birisi olduğumu beni yakından tanıyan herkes bilir ki sanmam onların bana “kibirli” diyeceklerini.  Açıklamaların doğruluk payına gelince ise büyük oranda doğru. Başkalarının dediklerine takılmam evet ama bunu diyen kişinin özelliğine, bendeki yerine de bağlı kulak asıp asmamam. Herkesle samimi olmam, herkesle arkadaş varî konuşmam. Özel kişiler vardır hayatımda, onlarla her şeyi paylaşabilirim. Ayrıca herkesi sevmek zorunda olmadığım gibi herkesin de beni sevmesi gibi bir zorunluluk da yok, değil mi? Velev ki bu açıklamaların karşılığı “kibirli”, o zaman kibirliyim arkadaş.

Dip not: Dikkatle baş edilmesi gereken biri olduğumdan dolayı galiba esrik öfke mesafeli yaklaşarak “umarım bana ne kardeşim demezsin” ifadesi ile yavaştan yaklaşagelmiş :)

Gelen bu mimi ben de Hüseyin Mert ve Zuzu’ya gönderiyorum. Mim’i cevaplamayan bizden değildir :p

Bir Şeyler Öğrenmek İçin Bir Şeyler Yapmak Gerekir

Bir şeyler öğrenmek için bir şeyler yapmak gerekir.” düşüncesinden hareket ederek bir şeyler öğrenmek için bir şeyler yapmaya karar vermiştim bir süre önce. Öğrenmek istediğim bu “bir şeyler” siteye ait sistemin yani wordpress’in yapısı ve tasarıma ait bazı özelliklerdi. Bir süre evvel el attığım bu iş dün gece itibariyle meyvesini “Yeni Tema Görünüm” olarak verdi.
Disciple adlı görünüm hoşuma gitmişti. Bu görünümü değiştirerek kullanmak istedim. Bu isteğimi pekiştiren de Hüseyin Mert’in görünüm hakkında söylediği olumlu sözlerdi. Biz bu işi yaparken “maho” da tesbihiyle bize eşlik etti. Daha sonra hangi renkleri kullansam diye düşünürken siyah ve sarı aklıma geldi. Yalnız sarı  mat olmalıydı. Yavaştan yavaştan boş kaldıkça uyguladım. Sayfanın header denilen üst kısmına ise “Meksikalı”yı” koymayı uygun gördüm ve glow effect (parlama efekti) kullanarak bir şeyler yazayım dedim. Yazdım ve çizdim. Güzel de oldu galiba. Aklımdaki düşünce bu sarı ve siyahı zaman içinde değişerek görünümü değişmeden kullanmak. Bazı problemler yaşadım onlarda da hacım sağ olsun yardımcı oluverdi. Benim ona onun da bana tatlı borcu var bilesiniz.

Bugün felsefe çalıştım. Çalışmakla kalmadım aynı zamanda felsefi problemlerin bazılarını kendime sordum. Bununla da kalmadım anneme de sordum.
-Anne varlık nedir?
-Ne?
-Varlık diyorum anne varlık. Nedir bu varlık denilen şey?
-Amaan! Turşu yedim ağzım yandı.
-Varlık turşu mudur anne?
-Varlık var olandır.
-Var olan nedir?
-Gördüğümüz, hissettiğimizdir. Mal, para, eşya görülür. Sağlık, huzur hissedilir.
-Benim sağlığımı hissediyor musun? Benim sağlığım sana göre yoktur o zaman.
-Görüyorum.
- !

Evimizde bir filozof yetiştirmişiz de haberimiz yok.