Posts tagged Hayat Zor

Hay…At – Hayat

Daha önce mimlenişim üzerine bloglarda (günlüklerde) bir durgunluk olmadığını söylemiştim. Vazgeçtim o fikrimden. Yalnız bloglarda (günlüklerde) değil her şeyde bir durgunluk var. Hayatı bir kasvet kaplamış sanki. Yalnız beni değil herkesi. Mutlu insan göremiyorum çevremde ve aynada. Zaman öyle bir tokat atmış ki insanlara, herkesin yanaklarında hala parmak izi var gibi. O izi kapatmaya çalışan insan elini yüzüne koyarken gözlerini de kapatmış adeta. Tokat yiyen çocuğun yanağını tutması gibi.

Hayat zor diyerek etrafımı çevreleyenlere verdiğim cevabım belli. Neresi zor be “zopzor”…Uğraş, didin, çabala, yırtın. İnsanız değil mi? İnsanlığımızı ne zaman yaşayacağız? Hayat sadece satır aralarında mı yaşanıyor ? Peki bu hayat kaç punto? Satır aralığını ne bırakalım hocam?

-Senin hayatın, italik ve koyu olsun evladım !

Böyle Gelmiş…

Sitenin sağ tarafında bir fotoğraf makinesi ve ipod resmi görüyorsunuz. Öylece duruyorlardı bir süre önceye kadar. Şimdi ipod resmi öylece duruyor, fotoğraf makinesinin işlevi sizi yeni açtığım şimdilik yalnızca karikatürlerin bulunduğu “fotoğraf ve resim galerisi” kısmına görmek. Zamanla yeni yeni fotoğraf ve resimler de ekleyeceğim. Fotoğraf ve resim galerisi dedim. Çünkü resim çekilelim diyenlere sinir olurum. Resim yapılır, fotoğraf ise çekilir ya da çekinilir. Burada onunla ilgili bir yazı da var hatta. Hem de bizim Kaan yazmış. Allah Kaan’a, Burak’a ve herkese selamet, sabır, huzur en başta da sağlık versin. Hayat zor. Dikkat etmek lazım. Sigara içmeyin. İçmeyin, seviyorum sizleri. Lütfen. Sağlık öyle önemli bir şey ki ucunda can olduğu için hiçbir şeye benzemiyor. O yüzden de zaten hep derim ya ki hala da derim “sağlık olsun”. Olsun valla olsun. Hastaydım bildiğiniz/ okuduğunuz ya da bilmediğiniz üzere gibi birkaç gündür. Griptim. Hastalığı yazdım ama iyileştiğimi yazmadım. Merak edenler oldu. Sağ olsunlar. Onları da seviyorum. “Mesafeler uzak olsa da…” Can başka tabi. Bir Can vardı lisedeyken. Hiç sevmezdim onu. Niye sevmezdim bilmiyorum da. Sevmek zorunluluğum yoktu ama sevmemek için de bir sebebim yoktu. Vardıysa da hatırlamıyorum. Bizim sınıfta değildi geçenlerde fark ettim ki kendi sınıf arkadaşları da pek sevmezmiş. Çok unutkan oldum bu aralar. Cümle bile kurmakta zorlanıyorum. Kelimeleri unutuyorum. Lafıza kaybı (konuşurken söyleyeceğin şeyi unutmak ) yaşıyorum. Balık yemek lazımmış böyle şeyler için de.

Böyle gelmiş böyle, böyle  geçer dünya…