Bir süredir niyetliydim bu konuya değinmeye. Şuradaki yazıyı okuyunca artık vaktidir dedim. Önce müziğimi ayarlayayım ki yazarken bana destek olsun (03. No Blues – Black Cadillac –Taxim Beyoğlu 2 ).Yazı bizim ( Türk milletinin) araba sevdamız üzerine. Böyle bir giriş yaptım ama ne kadar yazarım ne yazarım, vallahi ben de bilmiyorum şu anda.


Bir yere gitmek için insanoğlunun iki tercihi vardır. Birisi gideceği yere taban kuvveti ile gitmek, ikincisi de gideceği yere bir araç kullanarak gitmek. Fakat hep düşünüyorum, biz bir yere giderken bu seçeneklerden hangisini seçiyoruz diye. Görüyorum ki mesafe fark etmeksizin genelde bir araç kullanmak ilk tercih oluyor. Bu tercih edenler içine ben de dahilim. Zaten bu bir suçlama yazısı falan da değil. Sadece kendimce bir tespit yani. Belki doğru belki yanlış. Kimi zaman doğru kimi zaman yanlış. Durum böyle olunca büyük şehirlerde (nüfus olarak) trafik vazgeçilmez bir dert haline geliyor. Bunun için belediyeler kendilerince bir şey yapmaya çalışsalar da ben bu çabaların hep boşa gittiğini düşünüyorum. Ankaralı birisi olarak mesela, yapılan bolca altgeçitin sadece seçim yatırımı olduğunu ve trafiğe bir çözüm olmadığını üzülerek düşünüyorum. Bu durum İstanbul için de geçerli aslında. Yapılan metrobüs, metro, tramvay gibi taşıma sistemleri bahsi geçen trafik sorununa sadece bir ağrı kesici. Çözüm değil. Tabi bu sistemlerin Ankara ayağı da bundan farksız değil. bir şeyler yapılmaya çalışılıyor ama düşünülmeden, plansızca ve maalesef cahilce. Belki klasik bir söylem olacak ama “önce mantaliteyi değiştirmek” lazım galiba. Bu değişime ihtiyaç duyanlardan birisi de benim sanırım. Gideceğim birçok yere araba ile gitmeyi tercih ediyorum. Tercih edişimin de kendimce birkaç sebebi var. Mesela;
1-Çabuk ve rahat gitmek
2-Araba kullanmayı sevmek
3-Daha az maliyet
4-Genetik (özellikle erkeklerde)

Eminim ki trafiğe çıkan birçok kişinin de buna benzer gerekçeleri belki de bahaneleri vardır. Piyasaya bir sınırlama olmaksızın ticari kaygı ile sunulan 0KM araçlar da işin bir başka boyutu. Devamını Okumak için »