Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Şub 20th
Toplum olarak alışveriş hayatımızın bir parçasıdır. Her birimiz hayatın farklı zamanlarında alıcı olsak da birçoğumuz da satıcı (tüccar “ticaret ile uğraşan) konumundadır. Bazen dükkanlara girdiğimde tüccarın beni karşılayış tavrı çok etkiler, bazen de dükkandan çıkıp gitmeme sebep olur. Etkileyenlerin ardından zaten “işte esnaf budur” derim ve kendimce överim onları. Tüccar, müşterisine alışverişte verdiği sözü tutmalı, malın kalitesini olduğu gibi söyleyip kusurunu gizlememelidir. Hakkı olandan fazla kâr istemeyerek, kaliteli malla, düşük vasıflı malı birbirine karıştırmamalıdır. Ölçerken, tartarken bile hile yapmaktan kaçınmalıdır. Zaten bunları yapmayan bir tüccarın, tüccarlık değil dolandırıcılık yaptığı söylenebilir. Maalesef ki günümüzde tüccar az, dolandırıcı çok.
Bu konu Şuayip Peygamber ile ilgili olarak Kur’an’da şöyle anlatılmaktadır:
“Meyden halkına da kardeşleri Şuayb’ı peygamber gönderdik. O şöyle dedi: -Ey Kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum”(Hûd, 11/84)
Tüccarda en önemli nitelik, sözüne ve anlaşmalarına bağlı olmaktır. Lakin bir çok tüccar bunun aksine ne kadar çok para kazanırsa o kadar iyi tüccar olacağını düşünmekte ve bu yüzden gaflete düşmektedir. Çünkü onun şeref ve itibarı ancak bu şekilde korunacaktır. Kur’an-ı Kerim’de sözüne, taahhütlerine bağlı olanlar övülmüş, aksine davrananların sorumlu olacakları bildirilmiştir.Bir malın gerçek değerini gizleyerek, düşük kaliteli malı, iyi kaliteli bir malmış gibi satışa sunmak, haram ve günah sayılmıştır. Böyle bir durumda üç türlü suç işlenmiştir. Müşteriyi aldatmak, yalan söylemek ve fazla para almak. Bunların üçü de çok çirkin davranışlardır.
Tüccarlara selam ederim.
Dipnot: Diyanet takviminden faydalanılmıştır.
Ne demişler ?