Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Oca 22nd
Yazarların yurt içi veya yurt dışı gezilerinde gördüklerini anlattığı yazılara denir. Gezmeyi iş edinen kişi seyyah veya gezgin adıyla anılır. Gezgin, gezip gördüğü yerlerin insanlarını, yaşayışlarını, tarihlerini, medeniyetlerini anlatır. Seyahatnameler, yazarların sadece gezip görmek ihtiyacından doğmamıştır. Çeşitli savaşlar, hac ziyareti, görevle başka ülkelere gönderilen memurların yolculukları sebebiyle seyahatnameler yazılmıştır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi
Yabancı ülkelere gönderilen elçilerin meydana getirdiği seyahatnamelerde, politik konuların dışında gidilip görülen ülke insanlarının zevklerine, eğlencelerine, giyim-kuşamlarına, folkloruna, sosyal, ekonomik, durumlarına dair pek çok bilgi yer alır.
Osmanlı padişahlarının komutasında çıkılan seferlerde uğranılan yerleri, yapılan işleri günü gününe anlatan ruznameler, hac yolculuğunun anlatıldığı kitaplar da seyahatname özelliği taşırlar.
Oturulan şehrin her köşesinin insanları ve bütün özellikleri ile anlatıldığı eserler de yazıldıkları yüzyıldan uzaklaştıkça ve araya yüzyıllar girdikçe seyahatname olarak kabul edilirler. Evliya Çelebi‘nin Seyahatname’sinin konuk yerlerini ve bunların arasındaki uzaklıkları gösteren menazil kitaplarıyla, anlatan birinci cildiyle Ayvansarayî’nin Hadikatü’l-Cevamii bu türdendir.
Devamını Okumak için »
Eyl 28th
Beni tanıyanlar bilir ki kurucusu ve yöneticisi olduğum yaklaşık da 4 yıldır faaliyette olan bir edebiyat, kültür ve sanat içerikli web sitemiz/dergimiz var. Biz ona “Bir Nevî Edebiyat Dergisi” diyoruz. Adını lisans döneminde Eski Türk Edebiyatı derslerine giren hocamızın [ Prof. Dr. Ahmet Kartal ] bizleri gürültü yaptığımızda “edeb yâ hû” diyerek uyardığı lafızdan alan www.edebyahu.com hayatına yeni elbisesi ile devam ediyor artık.
Dergimizin başından çok badireler geçti. Kimi zaman siyah oldu, kimi zaman kırmızı, kimi zaman kahverengi, kimi zaman beyaz…Her birisini yaparken hep aynı maksadı güdüyorduk aslında. “Daha iyi” nasıl olur diyorduk içimizden ve yalnız elbisesi ile değil yapısı ile de uğraşarak değişiklikler yapıyorduk. Ne yaparsak yapalım dediğim gibi gayemiz her zaman elimizden gelenin daha iyisini yapabilmekti. Her seferinde yapabileceklerimizin çapının genişlemesi ve yeni yeni ihtiyaçların doğması da bizi bu değişmelere itmiyor değildi.
Evet söylediğim gibi çok değiştik. Ancak hiç değişmediğimiz şeyler de yok değil. Ağırlığımızı hiç kaybetmedik. Hep ciddi olduk ve mesafeli olduk. Hani derler ya çizgisinden hiç sapmadı diye. Biz de aynı şekilde olduk. Neysek o olduk. Yaptığımız işi kaliteli yapmaya ve kalitesinden de hiç ödün vermeden yapmaya çalıştık. Bizi takip edenlerin bir kısmı halen yanımızda, kimisi yolda ayrıldı, kimisi yolda bindi. Devamını Okumak için »
May 27th
EDEBİYAT YAZILI YOKLAMA SORULARI II
MUSTAFA KARAOSMANOĞLU’NA
Soru 1
* Edip Cansever’in ‘Mendilimde Kan Sesleri’ şiirinde seslendiği Ahmet abi kimdir? Mustafa Kutlu’nun Ya Tahammül Ya Sefer öyküsündeki Murat’ı ve Asım’ı gören ya da tanıyan var mıdır? Tutunamayanlar filme alınsa Selim Işık’ı kim oynar?
* Türk Dil Kurumu’nun kapatılma gerekçelerinden biri olarak gösterilen Yaşar Miraç’ın Trabzonlu Delikanlı kitabını acaba kaç Trabzonlu okumuştur? ‘Bu şehrin romanı yazılmalı arkadaş’ diye iç geçiren kaç hevesli Zerrin Koç’un Islak Kentin İnsanları’nda Samsun’u anlattığını bilir?
* Hâlâ kaç edebiyat öğretmeni, Don Kişot gibi bir bilgeyi; bir deli, bir manyak, bir palyaço olarak anlatır?
* Cemal Süreya’nın arşivini, Perinçekler, vefasız oğul Memo Emrah’a kaç para ödeyerek satın almıştır? Babasına inat İslamcı (!) olan Memo Emrah’ın babasının ölümünden çok kısa bir süre sonra ölmesi tesadüf müdür?
Devamını Okumak için »
Ne demişler ?