Blogumda siyasi yazılar yazmaktan hoşlanmıyorum. Aslında ironi ve absürt yazılar için çok ideal bir alan ama işin içinde o kadar pislik var ki inanın midem bulanıyor artık. İnsanlarım kavramları karıştırması falan çok komiğime gidiyor. Neyin ne olduğunu bilmeden konuşuyorlar falan. Aynı şeye birisi koltuk diyor, diğeri yok efendim o koltuk değil kanepe. Diyorum ya kimse neden bahsettiğini bilmiyor aslında. Bakıyorum eğleniyorum onlara. Ne cahil adamlar falan bile diyorum içten içe.
Malumunuz iktidar partisi olarak AKP bir kapatma davası ile karşı karşıya. Açıkçası sonunun ne olacağını pek merak etmiyorum. Ancak alanımla da ilgili olması hesebiyle hocamlarımdan Prof.Dr.Mehmet Kara‘nın yaptığı bir çalışma Zaman Gazetesi’ne konu oldu. AKP ve Dilbilim alakasız gibi duruyor ama bilimsel bir çözümleme söz konusu olunca
işin siyasetten çok benim alanımla ilgili olduğunu düşündüm ve “yazıyım ben bu haberi blogumda” hissiyatını içimde duydum. Abdurrahman Yalçınkaya tarafından hazırlanan iddianamenin tam metni “içerik analizi” yöntemi ile Prof.Dr.Mehmet Kara ve ekibi (Yrd.Doç.Dr.Atakan Kurt ve Arş.Gör.Melek OKTAY) tarafından incelenmiş. “İçerik Analiz Yöntemi”nin ne olduğunu ve analizin sonuçlarının ne olduğunu görmek için Zaman Gazetesinin ilgili haberine bakabilirsiniz.
Enteresan.
Bazen değişiklik gerekir, ben de onu yaptım.