Her zaman ramazan ayı sene içinde okulda olduğumuz vakitlere gelirdi. Hayatımda ilk kez bir ramazan ayının yaz aylarına denk geldiğine şahit oluyorum. Kışın orucumuzu tutarken annemiz, babamız zamanında yaz ortasında tuttuklarını söylerlerdi de bizim için bir hikâye gibi gelirdi. Şimdi o hikâye ile karşı karşıyayız.

İlk oruçlarımı tam hatırlamıyorum ama hatırladıklarım ortaokul dönemlerime denk gelirdi. Geceden bolca yiyerek gündüz acıkmayacağımı sanırdım. O kadar çok yerdim ki o küçücük mideme nasıl sığdırırdım bilmiyorum. Acıkmaz mıydım? Acıkırdım tabi. Bazı günler öyle olurdu ki keşke unutsam da biraz bir şeyler atsam ağzıma diye düşünürdüm. Lakin hiç unutmazdım. Çocukluk işte…
Okulda olduğum vakitlerde bazılarının yediğini gördükçe dudaklarımı ısırdığımı da hatırlarım o yıllarda…Güzeldi o yıllar. Öğretmenimiz bırakırdı bizi iftar yapmamız için daha sonra derse devam etmemiz kaydıyla. Kimisi benim gibi evinden getirdiği ile yapardı iftarını. Kimisi ise dışarıdan bir şeyler alır gelirdi ve 3 er kişi oturduğumuz sıralara sıkışırdık, yerdik…Vallahi güzeldi. Eskiydi ya o günler, ondan da güzeldi zaten…
İlkokulu da hayal meyal hatırlıyorum. Hava kararmak üzereyken atılan topu ve yankılanarak okunan ezanı…Bazen tuttuğumu da hatırlıyorum orucu fakat nasıl dayanıyordum, kolay mıydı, zor muydu hatırlamıyorum.
Velhasılı kelam ah eski günler ah…Nerede o eski ramazanlar değil mi a dostlar!
Bazen değişiklik gerekir, ben de onu yaptım.