Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
Kas 25th
Hafta sonu bazı iÅŸlerimden ötürü Yozgat‘a gittim. 24 Kasım ile baÅŸlayan haftaya da orada girdim. Yozgatlıların Cumhuriyet Meydanı diye nitelendirdikleri bir alan var. 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri dolayısıyla orada bir kalabalık giderek artan miktarda toplaşıyordu. Önce idrak edememiÅŸtim neden toplanıldığını. Daha sonra arka planda duyduÄŸum müzik ile zihnime bazı ÅŸeylerin ta küçüklükten kazındığını anladım. Bugün öğretmenler günüydü. Kimisi benimle yaşıt kimisi ise emekli olmasına ramak kalmış bir çok öğretmen…Hepsi o meydanda toplanmıştı. Onlar aralarında töreni beklerken sohbet ediyordu. O müzik ise bana ilkokulumu, mavi gömleÄŸimi bir düğmesi kopuk beyaz yakamı hatırlatıyordu. O ses bana yine o günlerdeki gri kumaÅŸ pantolonumu, arka tarafından dört mevsimi gösteren posterli sınıfımı hatırlatıyordu. O ses ki bana bazen bir Türk bayrağı, bazen de ilkokul öğretmenim Zehra Erciyes’i hatırlatıyordu. Dinledikçe tüylerim diken diken oluyor, gözlerimse dolarak eÅŸlik ediyordu.
Neredeyse 15 yıldır duymadığım bu müzik sözlerinin tamamıyla aklımdaydı. İçimden eşlik ediyor ve o zamanlar anlam veremediğim bazı sözlerine anlamlar yüklüyordum. Megafon edasıyla cızırtılı olarak çıkan bu müzik öğretmen marşıydı.
Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;
Korku bilmez soyumuz.Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.
Bugün itibariyle öğrendim ki bu marşın sözleri de İsmail Hikmet Ertaylan’a aitmiş. O sıkıcı basma kalıp törenlerde duyduğum bu cızırtılı müziğin beni bu denli etkileyeceğini hiç düşünemezdim.
Buyurun siz de dinleyin;
Ne demiÅŸler ?