Archive for Ocak, 2009

Nefes Filmi

Islık gibi bir ses duydum ondan sonra kafamı çevirdim…Ölümüm halinde…Öleceksin! Ben ölünce kalbim ölmüyor mu? İstanbullu öldün sen. Kırk beş saniyeliğine kahraman olursunuz, ölmeyi yasaklıyorum! Evladııım diye ağlıyor! Cenazeni de babana veririz. Bir oğlum daha olsa onu da gönderirim. Hayatta en çok sevdiğim adam böyle öldü. Oğlum uyursan ölürsün, sen de ölürsün, sen de ölürsün, uyursanız ölürsünüz !! Sen ölürsen herkes ölür.

Bu cümlelerin birbirine geçtiği bir fragmana denk geldim. İlgimi çekmeye yetmişti karlı dağlarda yankılanan bu sesler. Ve tabi dalgalanan bir Türk bayrağı.

İşte o fragman;

Daha sonra Samet’in bana attığı diğer fragman ile filmi iyice merak etmeye başladım ve araştırmaya koyuldum. Filmin yönetmeni Levent Semerci. Genel olarak filmin konusundan bahsetmek gerekirse bir yüzbaşının komutanlık yaptığı 40 kişiden oluşan asker grubu hikaye edilmiş. Devamını Okumak için »

Seyahatname Nedir?

Yazarların yurt içi veya yurt dışı gezilerinde gördüklerini anlattığı yazılara denir. Gezmeyi iş edinen kişi seyyah veya gezgin adıyla anılır. Gezgin, gezip gördüğü yerlerin insanlarını, yaşayışlarını, tarihlerini, medeniyetlerini anlatır. Seyahatnameler, yazarların sadece gezip görmek ihtiyacından doğmamıştır. Çeşitli savaşlar, hac ziyareti, görevle başka ülkelere gönderilen memurların yolculukları sebebiyle seyahatnameler yazılmıştır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Yabancı ülkelere gönderilen elçilerin meydana getirdiği seyahatnamelerde, politik konuların dışında gidilip görülen ülke insanlarının zevklerine, eğlencelerine, giyim-kuşamlarına, folkloruna, sosyal, ekonomik, durumlarına dair pek çok bilgi yer alır.

Osmanlı padişahlarının komutasında çıkılan seferlerde uğranılan yerleri, yapılan işleri günü gününe anlatan ruznameler, hac yolculuğunun anlatıldığı kitaplar da seyahatname özelliği taşırlar.

Oturulan şehrin her köşesinin insanları ve bütün özellikleri ile anlatıldığı eserler de yazıldıkları yüzyıldan uzaklaştıkça ve araya yüzyıllar girdikçe seyahatname olarak kabul edilirler. Evliya Çelebi‘nin Seyahatname’sinin konuk yerlerini ve bunların arasındaki uzaklıkları gösteren menazil kitaplarıyla, anlatan birinci cildiyle Ayvansarayî’nin Hadikatü’l-Cevamii bu türdendir.
Devamını Okumak için »

Didaktik Nedir?

Öğretmek maksadıyla kaleme alınan edebî eserler didaktik diye vasıflandırılır. Kelimenin aslı Yunanca didaktikos (öğretmek)den gelir. Eskiler bu tür eserlere tâlimi veya hikemî demişlerdir. Edebiyat terimi olarak daha çok dinî, ahlâkî, felsefî, sosyal, edebî, estetik gibi sahalarda bilgi ve öğüt vermek için yazılan manzum eserler didaktiktir.
Eski çağlarda şairlerin öğretici, eğitici, yol gösterici bir vazifesi olduğu kabul edildiğinden ilk edebî eserlerin çoğu didaktik mahiyettedir. Öğretici nitelikteki hayvan hikâyelerini (fabl) bu türün ilk örnekleri kabul edebiliriz. Edebiyatımızda önemli ilk didaktik manzume Yusuf Has Hâcib’in Kutudgu Bilig’idir. Edib Ahmed Yükneki‘nin Atabetü’l-Hakayık”ı, Ahmed-i Yesevî‘nin Hikmet‘i, Yunus Emre‘nin Divan-ı Risâletü’n Nushiye’si ile Divan’ındaki şiirleri, Mevlâna’nın Mesnevî’si, Âşık Paşa’nın Garibnâme’si, Nabi’nin Hayriye’si, ve Sünbülzâde Vehbi‘nin Lütfye’si edebiyatımızın önemli didaktik manzumeleri arasında sayılır. Ayrıca divan edebiyatında yer alan pek çok manzum siyer, hilye ve mevlidler başta olmak üzere pek çok dinî mahiyetteki eserlerle şiir sanatı ve lügat konularında yazılmış manzum eserler de didaktik şiir türüne girerler.
Son devir edebiyatında didaktik şiirin en güzel örneklerini Mehmed Akif vermiştir.

Sigara Öldürür – Anti Smoke – Smoking Kills – 4

Aldığınız Her Nefes Geleceğinizi Adım Adım Yok Edecek…

MiM: Geçmişe Kısa Yolculuk

Yesersin.com sahibi adaşım Erkan bir mim hazırlamış. Bu mimin hedefleri arasında ben de varım. Mimin özelliğine göre doğum yılımdan yaşımı çıkarıyorum 1985-24=1961. Yani 1961 yılında doğmuş olsaydım ;

1-Adınız ne olurdu?

Adımın ne olacağını elbette tahmin edemem. Ancak adının ne olmasını isterdin deseydi soru, o tarih için adım Süleyman olabilirdi mesela.

2-Hangi mesleği yapıyor olurdunuz?

Tornacı ya da pazarcı olurdum.

3-Nerede yaşamak isterdiniz?

Ankara’da

4-İdolünüz kim olurdu?

Benim şimdi de idolüm yok desem…

5- O yıllara ait bir fotoğraf, şarkı  veya söz varsa ekleyiniz.

O yıllarda yokuz ki nasıl fotoğraf ekleyelim değil mi :) O yıllara uzanır mı bilmem ama “şimdi uzaklardasın…”