Archive for Ekim, 2008

İzlenilmesi Gereken Film “Eşkıya”

Akşam oturdum ve televizyona göz atıyordum. Kanallar arasında savrulup dururken birden TRT 1’de “Eşkıya”nın başladığını gördüm. Biraz göz atayım dedim. Keza daha evvel 3 kez izlemiştim. Evet evet ilk kez izlenilmesi gereken bir filmi zamanında izlemiştim, zamanında…Göz atayım derken bir baktım ki filmin büyük bir kısmını izlemişim. Zaten o an anladım ki film TRT’de izlenirmiş valla. Hani maçlarda kamera çeksin diye naklen yayın yapan kanalın adını yazarak “Maç xxx’de” izlenir diyen tipler vardır ya. Onlardan olasım geldi. Ya hu madem stada gittin niye o pankartı açıyorsun ki o kanaldan izlenirse niye gittin stada. Cıx cıx. Neyse bu başlı başına başka bir konu zaten. Neden film TRT’de izlenir ? Çünkü reklamları çok uzun aralıklarda veriyorlar. Bununla da kalmıyor reklâmlar da kısa sürüyor. 1,5 saatlik filmi diğer kanallar gibi 3 saate yaymıyor. İzliyorsunuz gidiyor. Eşkıya hakkında bir şeyler söylemek gerekirse eğer kesinlikle Türk sinemasının yaptığı filmler arasında ilk üçtedir diye düşünüyorum. Diğer ikisi hangileri, ben de bilmiyorum. İşte bu yukarıdaki sebeple filmin tamamını tekrar izlemeye karar verdim, izlerken. Şener Şen’i çok sevdiğimi de kendi içimde pekiştirerekten “biz bu adamın değerini neden yaşarken bilmiyoruz” diye düşünmedim değil. Evet yaşarken ona onu çok sevdiğimizi söylemeliyiz. Sizi çok seviyorum Şener Bey. Ben vazifemi yaptım, siz de yapabilirsiniz. Filmi izlerken bazı sözlerini ezberleyerek daha sonra internette bulduğum bir parça var. Öğrendim ki Uğur Yücel seslendirmiş. Aşağıda sözlerini verdim. Videosunu da vermek isterdim ama youtube’da olduğu için bir çoğunuz göremeyeceksiniz. Açılmıyooo falan yazacaksınız, canım sıkılacak. Bu yüzden sadece youtube linkini ekleyeceğim. Beceren izler.

youtube’den dinlemek için tıklayınız.

eksi’den yorumlar için tıklayınız.

Sözleri

Burada karanlığın ortasında
Gölgelerin arasında
Kör gecenin sabahında
Sabahın kör karanlığında
Beklerken
Gelirken, giderken Devamını Okumak için »

Böyle Gelmiş…

Sitenin sağ tarafında bir fotoğraf makinesi ve ipod resmi görüyorsunuz. Öylece duruyorlardı bir süre önceye kadar. Şimdi ipod resmi öylece duruyor, fotoğraf makinesinin işlevi sizi yeni açtığım şimdilik yalnızca karikatürlerin bulunduğu “fotoğraf ve resim galerisi” kısmına görmek. Zamanla yeni yeni fotoğraf ve resimler de ekleyeceğim. Fotoğraf ve resim galerisi dedim. Çünkü resim çekilelim diyenlere sinir olurum. Resim yapılır, fotoğraf ise çekilir ya da çekinilir. Burada onunla ilgili bir yazı da var hatta. Hem de bizim Kaan yazmış. Allah Kaan’a, Burak’a ve herkese selamet, sabır, huzur en başta da sağlık versin. Hayat zor. Dikkat etmek lazım. Sigara içmeyin. İçmeyin, seviyorum sizleri. Lütfen. Sağlık öyle önemli bir şey ki ucunda can olduğu için hiçbir şeye benzemiyor. O yüzden de zaten hep derim ya ki hala da derim “sağlık olsun”. Olsun valla olsun. Hastaydım bildiğiniz/ okuduğunuz ya da bilmediğiniz üzere gibi birkaç gündür. Griptim. Hastalığı yazdım ama iyileştiğimi yazmadım. Merak edenler oldu. Sağ olsunlar. Onları da seviyorum. “Mesafeler uzak olsa da…” Can başka tabi. Bir Can vardı lisedeyken. Hiç sevmezdim onu. Niye sevmezdim bilmiyorum da. Sevmek zorunluluğum yoktu ama sevmemek için de bir sebebim yoktu. Vardıysa da hatırlamıyorum. Bizim sınıfta değildi geçenlerde fark ettim ki kendi sınıf arkadaşları da pek sevmezmiş. Çok unutkan oldum bu aralar. Cümle bile kurmakta zorlanıyorum. Kelimeleri unutuyorum. Lafıza kaybı (konuşurken söyleyeceğin şeyi unutmak ) yaşıyorum. Balık yemek lazımmış böyle şeyler için de.

Böyle gelmiş böyle, böyle  geçer dünya…

Sigara Öldürür – Anti Smoke – Smoking Kills – 1

Dünyadan Sigaraya…

Mustafa Filmi ve Can Dündar

Atatürk’ün ölümünün 70. yıl dönümü ile birlikte onu anma ve anlatma adına yapılan bir proje Mustafa filmi.
Türk sineması Mustafa Kemal Atatürk için 70 yılda doğru düzgün hayatını anlatan bir film yapamadı. Hep kitaplarda okuduk, öğretmenlerden duyduk onun hayatını. Fakat hiç izlemedik. İzlediklerimiz ise bir şablon ile çizilmiş gibiydi. Onun askerî, siyasi ve insanî yönünü anlatan filmin eksikliği hep bir yaraydı. Can Dündar’ın yönetmenliğini yaptığı “Mustafa” işte bu eksikliği gidermek adına yapıldı. Başarılı olur mu, olmaz mı bilemiyoruz tabii ki. İzledikten sonra karar vereceğiz buna.

Yapımcı Firma olarak karşımıza hep kalitesi ile sevdiğimiz NTV ve Ko’medya firması çıkıyor. Film 29.10.2008 tarihinde yani Cumhuriyet Bayramında vizyona girecek. Bu da ayrı bir manidar yönü filmin. Film bir nevî belgesel tarzında Kemal Atatürk’ün hayatını konu ediyor. Filmin müzikleri usta bir isim tarafından yapılıyor. Goran Bregoviç . Müzikler gerçekten de çok güzel. Filmin sitesine girerek bu müzikleri dinlemeniz mümkün. Filmin resmi sitesi burası . Sitede filmle ilgili ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz.
Sarı Zeybek ile daha evvel Atatürk’ün insanî boyutunu ele alan Can Dündar bu kez insanlara onun hayatını bu filmle anlatmayı gaye edinmiş. Burada ise Can Dündar’ın kaleminden film hakkındaki söyledikleri mevcut. Sitelerinden alınan bilgiye göre Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının arşivleri ile bir çok yabancı arşiv özel izinler ile filme katkıda bulunması için açılmış. Selanik, Manastır, Şam, Berlin, Sofya, Karlsbad gibi bir çok bölgede çekimler yapılarak film hazırlanmış.

Bize ise izleyip karar vermek düşüyor.

Sözün Bittiği Yer

Sürekli olarak takip ettiğim dergilerdendir Penguen. Zaten oradan bir çok karikatürü ve yazıyı da sitemde sizlerle paylaşırım. Özellikle Alpay Erdem’in Ben köşesi hoşuma gider. Sitenin sloganıyla da alakadar zaten o köşe. İroni var. Bu haftaki Penguen dergisinin kapağı Samet’in şurada değindiği ve hepimizi derinden üzen terör saldırısı üzerine yapılmış. Çok manidar geldi bana. Keza bilmiyor musunuz? Sözün bittiği yerdeyiz!