Archive for Mayıs, 2008

Red Square-Kırmızı Kare

Sinir oldum , ya 16 da ya 17 de kalıyorum bir türlü 18 yapamıyorum. Bu kez oldu diyorum yok olmuyor kesin bir yerler çarpıyorum. Neden mi bahsediyorum? Şuraya tıklayarak ulaşabileceğiniz oyundan.

Oyunda kırmızı kareyi mouse ile tutun ve etraftaki diğer mavi kutular ile kenarlara çarptırmadan 18 saniye tutmaya çalışın. Zaten sitenin altında da 18 saniye bu işi sürdürebiliyorsanız müthiş olduğunuz yazıyor. Gerçekten dikkat ve psikomotor hareket gerektiren bir oyun. Eliniz, gözünüz ve beyniniz aynı anda çalışıyor bu oyunda. Gerçekten çok başarılı buldum oyunu. Deneyin yalnız gıcık olabilirsiniz.

İyi eğlenceler.

Ben

Saçma AbsürtHani bazen tişörtümüzü ters giydiğimizi anlıyoruz ya, önü arkaya bakıyo, arkası öne, sadece kollardan çıkarıp, boyundan döndürüp, tekrardan giyiyoruz ya o tişörtü, işte bu bizim ne kadar, işten kaçan, şark kurnazı olduğumuzun en büyük ispatı.

Şehirler arası otobüs yolculuklarında, muavinden gelen kolonyayı asla geri çevirmeyen insandan biraz çekinirim. Bu arada, muavinden gelen kolonya da korku filmi ismi gibiymiş. Atlantis’ten Gelen Adam. Ben böyle insanlardan biraz korkarım. Fazlasıyla gizemli geliyorlar bana. Bir bildikleri var ama çözemiyorum. Sanki bir görev için o anda o otobüsteler. Bi de bu şahıs benim tam yanımda oturuyorsa o yolculuk bitmez benim için. Çok geriliyorum öyle böyle değil. Muhabbet açarsa hiç konuşmuyorum. Konuşsam da hep yalan yanlış şeyler söylüyorum. Hiç açık vermemeye çalışıyorum. Kendimle ilgili hiç bir bilgi vermemeye çalışıyorum. Neme lazım. Her defasında o kolonyanın üzerine boşuna atlamaz bi insan.

Yüzdeler arasında, elbette ki, her zaman için, en samimi, yüzde 10’dur. Yüzde 10’a karşı süpersonik bir sempati besliyorum kendi içimde. Yüzde 10’u seviyorum. Onu seviyorum. Yüzde 10 bizdendir. İnsanın yüzde 10’u addaya götüresi geliyor. Eğer bugün yüzde diye bir şey varsa, yüzde 10’un yüzü suyu hürmetinedir. Devamını Okumak için »

Yorgunum Dostlarım Yorgunum Yorgun

Bugün ziyadesiyle yoruldum. Bu saatten sonra da ders çalışamam artık. Sabah annemin benimle kahvaltı yapası tutmuş ki yapmadığı şeyi yaptı ve beni uyurken kaldırdı. Sinirlenir gibi oldum ama anne ne de olsa.
Neymiş efendim bugün abimlere gidecekmişiz. Zaten 19 Mayıs’mış da.Pek alakası bence de yok. Planlarımda bugün İngilizce çevirinin bir kısmını yapıp ders çalışmak vardı. Yok ama hiç de planladığım gibi gitmedi. Yalnızca çevirimle uğraşabildim adam akıllı. Ders çalışmaya da üşendim. Zaten bizim ufaklığın sesinden pek çalışılacak ortam bulamıyordum. Amcasıyım ya öğrenmiş amca demeyi aacaa acaaa diye diye etrafımda dolanıyordu. Pek tatlıydı maşallah. Oturdum bilgisayarın başına arada bir kalkıp ufaklıkla oynayaraktan günü geçirdim. İyi de oldu moral buldum falan.
Bilgisayarın başında pek düşünemediğimi fark ettim. Ekrandan okuyunca en basit sorular bile zor geliyor. O yüzden en iyisi çıktı almak. Biz muhafazakar adamlarmışız vesselam. Yıllardır şu aletin karşısında oturuyoruz ama içselleştirememişiz demekki. Ya da her şey her zaman her yerde yapılmıyormuş. Garip bir cümle oldu ben de farkındayım.Özlü söz gibi oldu ha. Sözü yazıp sağ alt çaprazına E.H yazsam tutar bence. Bir gün birileri kopyalayıp, iletilerine ya da kendi sitelerine yapıştırabilir. Yorgunum ya bunların hepsi ondandı. Peki neden Snoopy ? Uyumak, uyumak, uyumak…
Adioz.

Not: Bunları dün yazmıştım yayınlamak bugüne nasipmiş.

Zaman Bekletmeye Gelmez

Pinhani Zaman BeklemezPinhan: gizli, saklı

Daha evvel Pinhanî hayranlığımı ve onların gizli kalışlarını ortaya çıkarışımı yazmıştım. Masallar inanmak içindi ve inandık. Her ne kadar Pinhanî olsalar da hiç pinhân kalamadılar içimde ve yine dışa vurdular.
İlk albümleri gerçekten çok keyifliydi, tüm parçalar insanın içindeki duygu selinin bir parçasını harekete geçirmeyi başarıyordu.
Aradan bayağı zaman geçti ama Pinhanî hiç kendinden bıktırmadı. Sürekli dinletmeyi başardı kendisini. Tabi ki bunda beni açıkçası korkutan ve sadece Pinhanî için izlememe sebep olan Kavak Yelleri dizisinin de etkisi yok değildi. Peki, neden korkmuştum? Elbette popüler olmalarının getirebileceği muhtemel dejenerasyondan.
Çok şükür ki dün gece yarısı itibariyle albümlerinin tamamını 3 kez dinleme fırsatı buldum ve korkularımın boşa olduğunu gördüm.
“Pinhanî- Zaman Beklemez” adlı albümünü çıkarmıştı ve ben bu albümü dinlemeliydim. Dinledim. Sözlerini her zamanki gibi inceledim. Albümde toplam 11 tane parça var.

Zaman Beklemez

kalk , geç karşıma , aç gönlünü , dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim , söndüm zamanla
bir düşman gibi gel üstüme , özletme kendini
sen bir dost gibi , kardeş gibi özlenen sevgili

sabrı öğütler zaman , oysa odur durmayan
ben beklerim de zaman beklemez ki beni

iyisi mi sen kalk , geç karşıma , aç gönlünü , dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim , söndüm zamanla
….
.
Devamını Okumak için »

Göktan – Her Yanım Ayrılık

Bugün havaların güzel olmasını sebep bildik ve gündüzden ne yapsak diye içimizden düşünmeye başladık. Öyleki daha buluşmamıza 4 saat varken Arda aradı beni, bugün nereye gidelim diye.

Akşam oldu, ders bitti ve Sertaç’ın yeni arabası :) ile Ahlatlıbel’e gittik. Ağaçların arasından göle bakmak ve oradan çayını kediciklerle yudumlamak insanın içini bir tuhaf etmeye yetiyordu zaten. Tertemiz duygularla bir arada olanlarla arkadaşlığı yaşarken, yanında sevdiğin ile tarifi zor anları yaşamama sebep de olmuyor değildi. Baharı geçtik, yaz geldi bile demiştim ama havanın soğukluğu beni yanıltıyordu. Aramızdan bazıları üşüyordu ama yolda bağıra bağıra dinlediğimiz şarkı hepimizi ısıtmaya yetmişti.

Göktan Her Yanım Ayrılık

Göktan yine yapmıştı, yapması gerekeni ;

Göktan – Her Yanım Ayrılık

Giden gitti yürek kaldı peşinde
Mevsim döndü hazan düştü çiçeklere
Kalan bilir kalan susar hep sessizce
Son susan söyler son sözü kalbiyle

Giden gitti yürek kaldı peşinde
Mevsim döndü hazan düştü çiçeklere
Kalan bilir kalan susar hep sessizce
Son susan söyler son sözü kalbiyle

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ağlayan bu yara benim midir
İçimde susmayan çocuk gibi

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri
Bardağımda yudum yudum ölüm gibi

Kurtuldu aklım yürek kaldı peşinde
Yalnızlığın hesabını sorarken gece
Sessizliliğimi içimde gizli sözler
Göz yaşı oldu yalnızlığımız sevdiler

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ağlayan bu yara benim midir
İçimde susmayan çocuk gibi

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri
Bardağımda yudum yudum ölüm müdür

“Kurtuldu akıl yürek kaldı peşinde”

Saygılar.