Lütfen sonuna kadar izleyin. Bittiği zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Aşk engel tanımaz.
Ekonomi ağırlıklı olmak üzere gündeme de değinen, eşsiz analizlerin bulunduğu site. Mutlaka okumalısınız.
Lütfen sonuna kadar izleyin. Bittiği zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Aşk engel tanımaz.

Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.
Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.
…
Evet Orhan Veli‘nin de dediği gibi hepimiz küçüktük, çocuktuk. Ufacık bedenlerimizle koskoca bir alemin akbaba tıynetli kollarına düşüverdik. Bekliyordu bir yerlerde hata yapsak da üşüşsek başına diye. Koskoca dünyayı anlamaya çalışıyorduk hepimiz. Kimi zaman buluyorduk doğruyu, kimi zaman ise komik durumlara düşüyorduk arama macerası boyunca. Nihayetinde hepimiz bir şekilde yakalıyorduk ucundan köşesinden hayatı.
Hepimiz küçükken bir şeyleri yanlış anladık. Kimimiz bunları hatırlar, kimimiz ise hatırlamaz elbet.Kaan efendinin başlattığı furya bize de söz hakkı düşmüş.
Haftasonu olmasının verdiği rahatlık ile Cuma gecesi yatağıma oldukça geç gittim. Hoş çoğu zaman geç yatıyorum ama bu sefer içimde garip bir huşu vardı. Yastığa baş koyduktan sonra okumam gereken şeyleri hatırladım ve daha gün doğmadan doğacak gündeki yapacaklarımdan üşendim.
Sabah rutinlerinden sonra oturdum okumam gereken şeyleri okudum. Akşam bizim takımın maçı vardı ama hiç bakasım gelmiyordu. Nasıl olsa biliyordum ya 0-2 ya da 1-2 bitecekti. Keza yanılmadım da. Zaten bu sezon futbolla pek aram yok. Özellikle Türkiye ligini hiç izleyesim bile gelmiyor.
Tadı tuzu yokki kardeşim. Tadı tuzu olduğunu savunanlar da takımların puanlarının birbirine yakın gitmesini örnek gösteriyorlar. Bence bu bir ölçü değil. Hele bunu bugün ingiltere ligindeki Bolton-Arsenal maçını izledikten sonra daha da iyi anladım. Bizimkiler futbol oynuyorlarsa onların oynadığına ne demek gerekir bilmiyorum. Yani bizim haftasonu yaptığımız halı saha maçları bile bizimkilerden zevklidir diyebilirim. Bolton kendi sahasında oynuyordu ve 1-0 öne geçti. Klasik ingiltere koşulları vardı. Yağmur yağıyordu falan ama zemin mükemmeldi. Yenik olan Arsenal bir de 10 kişi kalmasın mı! Durun bu kadarla bitmeyecek daha sonra Bolton 2-0 yaptı durumu. Ondan sonra öylesine bir teknik direktörlük örneği ve öylesine bir oyun vardı ki gözlerime inanamadım. Deplasmanda 10 kişi ve 2-0 yenik olan Arsenal maçı 3-2 kazandı. Böyle bir olaydan sonra ben Türkiye liginde maç izler miyim ? Sanmıyorum. Siz de bana takılın
Yaşasın Arsen Wenger
Yaşasın Premier league.
Kadim bir arkadaşım olan Olcay’ın sitesinde rast geldiğim güzel bir anektodu sizinle paylaşmak istedim. Keza olay öylesine güzel ki saatlerce günlerce tartışabileceğiniz bir konuyu bir cümlede özetleyi veriyor. Bu arada sakın Olcay’ın nam-ı diğer Panthera_’nın sitesini ziyaret etmeyi unutmayın. Eğlenceli bir blogu var kendilerinin.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafetle Kuşlar Çarşısı’nı gezer. Burada, avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar. Bir ara gözü kekliklere ilişir Padişahın.
Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, “Tane işi satış fiyatı 1 altın” yazıyor. Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı; 300 altın. Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır. “Hayırdır” der satıcıya, “Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?” Satıcı, “Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor” der.“Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar” diye ekler.
“Satın alıyorum” der Padişah, “Al sana 500 altın…” Parayı verir ve hemen oracıkta kekliğin kafasını keser. Adam şaşırıp, “Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi” diye dövünürken; Padişah gürler: “Bu kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir. Bunun akıbeti er veya geç ölümdür…“
Çok şükür bana şimdiye kadar bulaşmayı başaramadı ama listemdeki bir çok kişiye bulaşmış ki durmadan bana ilginç ilginç mesajlar yolluyorlar. Hangi virüsten bahsettiğimi anlamışsınızdır. Hani arkadaşınız size yazıyor gibi oluyorda “beni merak ediyorsan gönderdiğim linke tıkla”, “seni kim engellemiş merak ediyorsan bu linke tıkla” ya da ingilizce mesajlar ve dosya göndermeler v.b. durumlardan bahsediyorum. Bu durumun sebebi; bu mesajı gönderen kişinin bilgisayarına bulaşmış virüstür. Peki bu durum bizim başımıza geldiğinde ne yapmamız gerekiyor. Bu sorunun cevabını bu sitede hazırlanmış olan türkçe videoyu izleyerek rahatlıkla yapabilirsiniz.