Archive for Ocak, 2008

Oyunların Oyunu Hamlet

hamlet shakespeareHamlet, ilk oynandığa günden (1601) bu yana Shakespeare’in en sevilen ve en iyi tanınan oyunlarından biri olmuÅŸ. Öyle ki, daha yazılışından (1601?) iki yıl geçmeden bir “korsan” basımı piyasaya sürülmüÅŸ ve bu basım sonraki yıllarda Shakespeare araÅŸtırmacılarının başına dert açmış. Bu bozuk metinden (”Bad Quarto”) sonra, 1604 yılında, Shakespeare’in el yazmasına dayalı “bir saÄŸlam” metin (”Good Qu-arto”) yayınlanmış ve bunu 1623 yılında yayınlanan ilk toplubasımda ki (”First Folio”), biraz sahne etkisi taşıyan, yine güvenilir, Hamlet izlemiÅŸ. Günümüzdeki Hamice metinleri genellikle bu üç metinin karışımından oluÅŸur.
Shakespeare’in, Hamlet’in konusunu, 1590′dan önce yazılmış bir oyundan aldığı sanılıyor. Shakespeare araÅŸtırmacıları bu oyuna Ur-Hamlet (İlk Hamlet) adıyla deÄŸinirler.
Hamlet son derece uzun (oyunun kesintisiz oynanması altı saati aÅŸkın bir süreyi gerektirir), oldukça ağır, dili çapraşık, “havası” sürekli deÄŸiÅŸen, incelikli bir oyun. Oyundaki kiÅŸilerden bir bölümü, özellikle Kral Claudius, Polonius, Mezarcılar ve Osrick kendilerine özgü bir üslupla konuÅŸurlar.
Oyun, çok yönlü bir eÄŸlence türü olarak tiyatronun iyi bir örneÄŸi. Bu anlamda hem çok doyurucu hem de oynanması özel beceriler, hünerler ve hazırlık gerektiren bir oyun sayılır: Bir hayalet, “oyun içinde oyun,” delilik sahneleri, bir düello ve ölümler, Hamlet’i ayrıcalıklı kılan öÄŸeler arasında. Devamını Okumak için »

YaÅŸamak Zor Bir Oyun

“Fırtınalı yaÄŸmurlar karşısında bile kurak yürekler gördüm: ben bir ölü kuÅŸun -mesela- kanadına hüzünden fırtınalar çizerken. yüreÄŸimden düÅŸtü, düÅŸten öte gitmedi sevgili öykülerim. sevinçlerim yanmayan bir sokak lambasıydı yokluÄŸunda fark edilen ve hüzünlerim gökkuÅŸağı gibi göz alıcı olsa da masallara sağır kalmadı gözlerim. uçan kuÅŸları, ölü düÅŸleri seviyorum. tanıdığım insanların çoook azını, tanımadıklarımınsa hepsini… iÅŸte bu inanç sevgidir seni bana getiren. ve her çalınışı ve dinleniÅŸi bu ÅŸarkıların, bir borcun ödeniÅŸidir bu inanca bu sevgiye… sana ÅŸarkılar söylemeye devam ederim sevmeye çıkarsız inanırsan, sevmeye inan! yaÅŸamak zor bi oyun”

Feridun DüzaÄŸaç – eylül bin900doksan6 (Beni Rahatta Dinleyin)

Unutmadım…

İçimden Şehirler Geçiyor

“kaoslarım, girdaplarım, labirentlerim…
nice nice dertlerim var…
içimden ÅŸehirler geçiyor,
her durakta duruyor inmiyorsun.” (İçimden Åžehirler Geçiyor)

Sustum…

Sustum

Sustum…
Bir daha konuÅŸmamak üzere…
Daha evvelden bakılmaya kıyılmayan gözlere…
Balıkçıların her seherde yakamozları gözlediÄŸi denizlere…
And içip sukûta ve ahd edip sözlere…

Devamını Okumak için »