Erkan Hirik
Bir Tutam İroni
Bir Tutam İroni
May 20th

Bundan uc ay once Kuresel Isinma baslikli bir yazi yazmistim. Ben kuresel isinmanin insanlar tarafindan yaratildigi teorisine kuskuyla bakanlardanim. Boyle dusunmemin sebebi elimizde istatistiksel bir kanit olmamasi idi. Bugun bu konuda yeni seyler ogrendim ve hakli oldugum konusundaki inancim biraz daha artti.
Devamını Okumak için »
May 20th

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Devamını Okumak için »
May 20th

Uzakdoğu’da bir budist tapınağı, bilgeligin gizlerini aramak icin gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak veya can, zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları basladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su tasmamıştı. İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.
May 19th

Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.
Saygıla anıyoruz.
May 4th

Bir bahar günüydü , doğdum…Bugün benim doğum günüm , iyi ki varım varlıklarını görebilmek adına…Bir elin parmak sayısı…Gülümseyebilmek hayata inat…Hayatımın baharı…Çiçek açıyor , tüm çiçekler gibi bu da solacak bir gün.Elbet öleceğiz ama şimdi anber gibi kokma vaktidir.
Ne demişler ?