Erkan Hirik » 2006 » Ekim

Türk Dili ve Edebiyatı Nedir ?

Kategorisi (İronik) Yazan Erkan Tarih 29-10-2006

Akademik hayatta yakın zamana kadar adı Türkoloji olan bölüm. İsim değişikliği yerlidir; keza “ağır otur Türkolog desinler”dir, nail olunması güç bir mertebedir. Bundan kelli böylesi daha iyidir. Yük ağırdır çünkü… Saç yoldurttur, göz bozar, elleri yara yapar, her şeyi bilmen gerekir; bilinmesi olanaksızdır öte yandan. Eski Türk Edebiyatı, 11. yüz yıldan 18. yüz yıla kadar olan Türk edebiyatı aşamalarını(divan edebiyatı diyelim) ve metin şerhlerini; Yeni Türk Edebiyatı, Tanzimat ve akabinden günümüze kadar olan edebî süreci; Halk Edebiyatı, Türklerin mitolojik ve folklorik kültürel gelişimlerini; Eski Türk Dili, Uygurca, Göktürkçe, Çağatayca ve Harizm Türçesi, Tatarca, Karahanlıca, Azerice vb. dilleri; ve ve ve Yeni Türk Dili, Osmanlı Türkçesini görev edinmiştir. Ağır bir bölümdür. Kolay gelsindir…

Münir Özkul [ Bizim Aile ]

Kategorisi (Düşünce) Yazan Erkan Tarih 29-10-2006

Bizim Aile

“Bak beyim, sana iki çift lafım var.koskoca adamsın.paran var, pulun var, herşeyin var.binlerce kişi çalışıyor emrinde.yakışır mı sana ekmekle oynamak.yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak. Ama nasıl yakışmaz.sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saaddeti çok gören. Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. hıh. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim bey. Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar usta. Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. Gözümde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiç birşey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme. Dokunma çocuklarıma. Dokunma oğluma. Dokunma gelinime.Eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemis olan ben, Yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni. Anlıyor musun? Vururum ve dönüp arkama bakmam bile.”

Saksılar…

Kategorisi (Gönülden..) Yazan Erkan Tarih 29-10-2006

Komşular kanlı bıçalıysa bile
Saksılar sevgi duyar pencereden pencereye…

Cemil Meriç…

Kategorisi (Düşünce) Yazan Erkan Tarih 06-10-2006

Cemil

  • KENDİNİ TÜRK İRFANINA ADAMIŞ MÜNZEVİ VE MÜTECESSİS BİR FİKİR İŞÇİSİ: CEMİL MERİÇ
  • Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var
  • Yaratamıyorsun. Düşünce… düşünce berraktır, sen düşünümeyirsun.Dış dünyadan kopmuşsun, iç dünyan hasta bir hayvanın korkularını yansıtan ayna.. kırık bir ayna..
  • Uyku ile uyuşulkuk arasında rakseden bir hayat…
  • Tefekkür vuzuhla başlar, kurtuluş şuurla
  • Düşünce dünyasında hiçbir fetih nihai değildir..
  • Düşünce gökkuşağını bütün renkleriyle sevmek..
  • Pamık ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: düşünce birliği
  • Karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silah: kalem
  • Kitap istikbale yollanan mektup..
  • Okumak iki ruh arasında aşıkane bir mülakattır..
  • Her kitap tılsımlı bir saray. Kapılarını ilk gelene açılmaz.(Ama sen sarayını açtın bana üstad..)
  • Denize atılan bir şişe her kitap. Asırlar, kumsalda oynayan birer çocuk.. İçine gönlünü boşalttığın şişeyi belki açarlar belki açmazlar..( senini attığın şişe açıldı şimdi sahiplerin bekliyor)
  • Kelime ormanda uyuyan dilber, şair uzaklardan gelen şehzade
  • Kelimeler benim sudaki gölgem, okşayamam onları, öpemem
  • Kelime kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz, kelime adam.
  • Büyük eserler uzun doğum sancılarının mahsülüdür(senin hayatını okuyanlar bu sancının büyüklüğüyle beraber eserlerinin de büyüllüğünü anlar.)
  • Kamusu olmayanın namusu da yoktur. Her mukaddesi yıkan Fransız ihtilali, tek mukaddese saygı göstermiştir: Kamusa( Kamus dil demek arkadaşlar)
  • İZM ler insan idrakine giydirilen deli gömlekleridir.. Her.. İST koltık değneği olmadan yürüyemeyeceğiniitiraf eden bir zavallıdır..
  • İZM ler birer konserve düşüncedir
  • Batıdan gelen hiçbir İZM masum değildir..
  • ideolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri
  • Sakson köleleri boyunlarında bir tasma taşırlarmış efendilerinin adı yazılırmış bu tasmaya.. ve aydınlarımızın hali..( Cemil MERİÇ burada bütün aydınlarımızı kastetmemiştir..)
  • Taarruzun hedefi haçlı seferlerinden beri aynıdır; kılıöla kazanılmayan zaferi yalanla kazanmak..
  • Nezleye yakalanıyor gibi ideolojiye yakalanıyoruz; ideolojilere ve kelimelere..
  • Her ızdırap mukaddestir..
  • Bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür, büyük bir ateşi daha da canlandırır
  • Fikir adamı için namus, abesde direniş değil, hakikate teslimiyet.
  • Her kavganın ezeli mazareti son kavga olmak..
  • Vuslat, sonluda sonsuzu bulmanı sevinci. Sevinç, her yanda sevinç

Beyyat-ı Bâ-vekâr

Kategorisi (Gönülden..) Yazan Erkan Tarih 04-10-2006

Beyitler

*Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr

Öyle mest oldum ki gayrin merhabasını bilmedim  (Ahmet Paşa)

*Hani ol gül gülerek geldiği demler şimdi

Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz(Mahir)

*Dene altunu mihenk taşında

Dahi insanı bir iş başında

*Bir gül dedi bülbül güle, Gül gülmedi gitti

Gül bülbüle, bülbül güle, Yar olmadı gitti

*Bakmamıştır, dönüp hayatıma

Ağlayanlar, bugün, vefatıma (A.Nihat Asya)
Devamını Oku »