Kategoriler

Arşiv

Reklamlar

Zaman Bekletmeye Gelmez

Tarih: 12 Mayıs 2008 - 22:59

Pinhani Zaman BeklemezPinhan: gizli, saklı

Daha evvel Pinhanî hayranlığımı ve onların gizli kalışlarını ortaya çıkarışımı yazmıştım. Masallar inanmak içindi ve inandık. Her ne kadar Pinhanî olsalar da hiç pinhân kalamadılar içimde ve yine dışa vurdular.
İlk albümleri gerçekten çok keyifliydi, tüm parçalar insanın içindeki duygu selinin bir parçasını harekete geçirmeyi başarıyordu.
Aradan bayağı zaman geçti ama Pinhanî hiç kendinden bıktırmadı. Sürekli dinletmeyi başardı kendisini. Tabi ki bunda beni açıkçası korkutan ve sadece Pinhanî için izlememe sebep olan Kavak Yelleri dizisinin de etkisi yok değildi. Peki, neden korkmuştum? Elbette popüler olmalarının getirebileceği muhtemel dejenerasyondan.
Çok şükür ki dün gece yarısı itibariyle albümlerinin tamamını 3 kez dinleme fırsatı buldum ve korkularımın boşa olduğunu gördüm.
“Pinhanî- Zaman Beklemez” adlı albümünü çıkarmıştı ve ben bu albümü dinlemeliydim. Dinledim. Sözlerini her zamanki gibi inceledim. Albümde toplam 11 tane parça var.

Zaman Beklemez

kalk , geç karşıma , aç gönlünü , dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim , söndüm zamanla
bir düşman gibi gel üstüme , özletme kendini
sen bir dost gibi , kardeş gibi özlenen sevgili

sabrı öğütler zaman , oysa odur durmayan
ben beklerim de zaman beklemez ki beni

iyisi mi sen kalk , geç karşıma , aç gönlünü , dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim , söndüm zamanla
….
.

Yorumlar: Yorum yok | Etiketler: Gönülden.., Ruha Gıda

Göktan - Her Yanım Ayrılık

Tarih: 10 Mayıs 2008 - 0:57

Bugün havaların güzel olmasını sebep bildik ve gündüzden ne yapsak diye içimizden düşünmeye başladık. Öyleki daha buluşmamıza 4 saat varken Arda aradı beni, bugün nereye gidelim diye.

Akşam oldu, ders bitti ve Sertaç’ın yeni arabası :) ile Ahlatlıbel’e gittik. Ağaçların arasından göle bakmak ve oradan çayını kediciklerle yudumlamak insanın içini bir tuhaf etmeye yetiyordu zaten. Tertemiz duygularla bir arada olanlarla arkadaşlığı yaşarken, yanında sevdiğin ile tarifi zor anları yaşamama sebep de olmuyor değildi. Baharı geçtik, yaz geldi bile demiştim ama havanın soğukluğu beni yanıltıyordu. Aramızdan bazıları üşüyordu ama yolda bağıra bağıra dinlediğimiz şarkı hepimizi ısıtmaya yetmişti.

Göktan Her Yanım Ayrılık

Göktan yine yapmıştı, yapması gerekeni ;

Göktan - Her Yanım Ayrılık

Giden gitti yürek kaldı peşinde
Mevsim döndü hazan düştü çiçeklere
Kalan bilir kalan susar hep sessizce
Son susan söyler son sözü kalbiyle

Giden gitti yürek kaldı peşinde
Mevsim döndü hazan düştü çiçeklere
Kalan bilir kalan susar hep sessizce
Son susan söyler son sözü kalbiyle

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ağlayan bu yara benim midir
İçimde susmayan çocuk gibi

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri
Bardağımda yudum yudum ölüm gibi

Kurtuldu aklım yürek kaldı peşinde
Yalnızlığın hesabını sorarken gece
Sessizliliğimi içimde gizli sözler
Göz yaşı oldu yalnızlığımız sevdiler

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ağlayan bu yara benim midir
İçimde susmayan çocuk gibi

Her yanım ayrılık her yanım hüzün şimdi
Hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
Ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri
Bardağımda yudum yudum ölüm müdür

“Kurtuldu akıl yürek kaldı peşinde”

Saygılar.

Yorumlar: 1 Yorum var | Etiketler: Gönülden..

Neredeyiz?

Tarih: 3 Mayıs 2008 - 23:52

Nerede olduğumuzu bilsiysek, orada olmayı seçmişizdir aynı zamanda…
Neredeyiz? Olduğumuz yere bir ad verilmemişse ne orada, ne bir başka yerdeyizdir. Bulunduğumuz yerin bir adı olması, bu adı bizim bilmemiz herşey değil. Bu kadarı bize kişilik kazandırmayacaktır. Kişi sayılmamız için kendimizin de bir ad taşıması şart. Dahası, kendi adımıza kendimiz ulaşmamız lazım. bunun için de üstümüzden bir çok örtü kaldırmak gerekiyor. Halbuki üstümüzü hergün bir kat daha örtüyorar.

 

İsmet Özel - Kalın Türk

Yorumlar: Yorum yok | Etiketler: Düşünce

Sizce Biz Suç mu İşliyoruz?

Tarih: 1 Mayıs 2008 - 0:43

Türkiye’nin en iyi taraftar grubu demek istemiyorum. Eminim ki dünyada da en iyiler arasında çArşı. Tüm samimiyetimle söylüyorum, Beşiktaşlı olduğumdan falan değil yani. Yalansa namerdim. Sadece yaptıklarına bakarak bunları çok rahat dillendirebiliyorum. çArşı’nın sitesi olarak bilinen forzabeşiktaş‘ın girişindeki ironik ve o müthiş yazı dikkatimi çekti. Uzun süredir kan topluyorlar Kızılay için onu sitemkar bir şekilde duyurmuşlar.Sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sizce biz suç mu işliyoruz?

Bizler hem alaylıyız, hem mektepli.

Doğrudur, serserilik belki de en çok bize yakışır;lakin Eros’a aşkı öğreten de biziz!

Felsefede aşık atacak isek “çArşı Kendine de Karşı”.

Birde kimsenin aklına gelmemişti, başka gezegenler de ürkmesin diye “Hepimiz Pluton’uz” demek.İnanın, kıyamadık hiçbir şeye…Hele ki, iki adamın lafı ile insanlık hayal kırıklığına uğramasın diye. Zabıtacılar, muhabbeti meyhaneden şehir dışına çıkarırken,” Bu alemde İki Büyük Var; Beşiktaş ve 70’lik Rakı” dedik maksut mahalde, ki yarasın, şifa niyetine.

Biz çok şey olduk; yeri geldi ırkçılığa karşı zenci olduk, yeri geldi emeği hor görenlere karşı emekçi olduk. Daha çok insan olmakla suç mu işledik?

Kendi acımızı bildik başkalarının acısını, üzüldük, acıyı bal eyledik, “Savaşa Karşıyız” dedik.

Barışa karşı suç mu işledik?

Karadeniz kanserden öle öle karardı.”Yeter Ulan!” dedik, “Yeter!”

Ayranımız yokken içmeye nükleer geldi mahalleye,”Nükleersiz Türkiye” diye damdan indik. Her Ağustos sıcağında unutan namerttir deyip, bir kez daha haykırdık.”Sesimi duyan var mı?” diye. Duydunuz mu peki?

Şimdi de kan veriyoruz ülkemizin her yerinde. Kötü bir halt işlemiyoruz yani. Dün Van’da idik, oradan Edirne’ye geçtik; toplamda da 1000 üniteyi geçtik. Haberiniz oldu mu peki?

11 Mayıs’ta da İstanbul’da Beşiktaş Barbaros Meydanı’ndayız. 1903’e kadar devam, durmak yok. Bekleriz.

çArşı

Yorumlar: Yorum yok | Etiketler: Konu Dışı

Facebook’u Neden Terk Ettim?

Tarih: 27 Nisan 2008 - 1:09

facebook

Facebook‘a bir zamanlar üyeydim. Güzel de gidiyordu eski arkadaşları falan bulup "aaa ne kadar değişmiş","ya hu hiç mi değişmez" bir insan gibi kişiye göre söylemlerde bulunduk. Zaman geçtikçe arkadaş listem kabardı. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite falan derken tüm eğitim yaşamımdan bazı arkadaşlar listeme giriverdi.
Daha sonra baktım ki milletin derdi başkaymış. Birbirini görmekten çok "hmm onun listesinde kimler var", "x kişisi y kişisinin listesinde ne geziyor" gibi saçma sapan durumlar ortaya çıktı. Ha bir de ilkokul arkadaşımla ne konuşcam ben bunca yıl sonra. Orası da ayrı bir muhabbet zaten. iyice wall olayları falan fw iletiler çöplüğüne dönmeye başlamıştı. Yok rakı, yok dansöz göndermelere falan bir şey dememe lüzum yok. Üstüne üstlük o yetmezmiş gibi "Kahrolsun Pkk diyenler gurubu","bilmem kaç kişi olunca bilmem ne olacak grupları" ,"ankaralı kızlar izmirlilerden güzel"gibi acayip mantık dışı olaylar da gelişmeye başlayınca, hop dedik. Kendi kendime seslendim "kalk gidelim küheylan"  dedim. Kalktım ve gittim. Geri döner miyim? Hayır. Bir Erkan Hirik var orada ama o ben değilim, feyk o.

Yorumlar: Yorum yok | Etiketler: Kel Alaka, Teknoloji

Page 1 of 2512345»...Last »