
2 Temmuz 2009
Soyadımın yalnızca bizim sülalemize münhasır olmasından dolayı çocukluğumdan beri bir çok olay yaşadım. İlginç, dikkat çekici, akılda kalıcı olduğu kadar unutulabilen ve merak uyandırıcı bir soyadı. Üstelik dalga geçmeye de gayet müsait. Çocukken özellikle “erik erik” hahaha nidalarını az duymadım. Ama umursamamayı bildim. Nereye kadar ama değil mi?
Nevşehir-Ankara, Ankara-Nevşehir arası gide gele otobüsçülere bir çok kez soyadımı yazdırmak zorunda kaldım. Her seferinde farklı bir soyadını oraya yazmayı başardılar. Doğruyu tutturma oranları % 2 falan olmuştur. Tabi ki bu durum sadece otobüsçülere ait bir şey değil. Nereye gitsem soyadımı kodlamak zorunda kalıyorum. Çok varyantları çıktı bu soyadın…Firik, Girik, Hitik, Hitit vs…Bu işin “vs”kısmı daha enteresan emin olun…
Erkan “Irk” yazıyordu en son otobüs biletimde. Irk ne arkadaş, hiç mi duymuyor kulağın. Yeter artık ama kimlik çıkarmaktan ve kodlamaktan bıktım. Anlayın beni. Kendisini aşarak “Geyik” anlayan bile var. Vallahi.
Hiç iyi yanı yok mu bu soyadın. Var elbette. Uzun bir listede adımı ararken Yılmazlar, Özdemirler arasında kaybolmuyorum. Hemen buluyorum kendimi ya da bizden olanı. Bizden olan da unutulmuyor soyadımız dikkatini çekmişse kişinin. Hemen hemen her okuduğum okulda hocalarım bana sorardı “Ali Coşkun Hirik” senin neyin olur? “Hakan Hirik”i tanır mısın? İz bırakmak için de fena bir yol değil yani…
Velhasılı kelam çok bilimsel olmasa da biraz araştırdım soyadımın anlamını. Çünkü her sorana açıklamakta zorlanıyordum.
Bu konuda 5 rivayet var. Öğrenme zamanımın kronolojisine göre verecek olursam şu şekilde açıklamalar getirebilirim.
1-Rahmetli anneannem “Hirik” kelimesinin Kelkit ve yöresinde zayıf, çelimsiz olanlara hitaben kullanıldığını söylerdi. Halk etimolojisi gibi bir şey elbette bu.
2-Lisede bir Tarih hocam vardı. Bana Tarih dersini sevdiren, yorumlamayı öğreten hocalardan birisi. İsmail Bozkurt. Her ne kadar sert ve notu kıt bir hoca da olsa sevmiştim kendisini. Halen de özlerim derslerini. İşte bu hocanın yaptığı açıklamaya göre Şanlıurfa civarında iki tür koyunun çiftleşmesinden yeni melez bir tür koyun elde edilmiş. Buna da “Hırik” denirmiş. Hoca hangi kaynaklara dayanarak bu açıklamayı yaptı ben de bilmiyorum.
Devamını Oku »

14 Haziran 2009
Ben bu satırları yazarken biliyorum ki en az yarım milyon insan bu gece uyumakta zorlanıyor. Bundan tam 6 yıl önce ben de aynı sebepten uyuyamıyordum, oradan biliyorum. Bu sebep, ÖSS denilen, tamamen sektöre dönüşmüş bacasız endüstri idi. Şimdi ardıma dönüp bakıyorum da o zor gece geçeli çok olmuş, bir şekilde üniversiteyi de bitirmişim, masterimi yaparken işe de girmişim… Çok iyi anlıyorum yarım milyon insanı, çok…
“Sabah öğrenci seçme sınavına girecek olmak” aslında büyütülmemesi gereken bir şey gibi görünse de düşündüğünüzde o ana kadar çalıştıklarınızı sahnelemeniz gereken bir meydan. Bu meydanda oyununu ne kadar iyi oynarsan hayatının geri kalanı da ona paralel olarak şekillenebiliyor. Kimisi o an için önündeki bazı yılları kaybedişini o yuvarlak yerlere kodlarken, kimisi de kazanacağı geleceği oralara kodluyor. Bunca gencecik insanın psikolojisini sınavlarla bozarak ileride nasıl verimli iş gücü elde edilir orası da meçhul…Ben o yılları atlatalı çok oldu her ne kadar dün gibi gelse de…
Bu başlık altında ÖSYM yayınladığında 2009 ÖSS soru ve cevaplarını sizlerle paylaşacağım. Umarım hak eden kazanır, hak etmeyenler de hak etmeye çalışır…
Allah yardımcınız olsun.
Düzenleme:
Birinci Bölüm
Türkçe Testi
Sosyal Bilimler Testi (Sos-1)
Matematik Testi (Mat-1)
Fen Bilimleri Testi (Fen-1)
İkinci Bölüm
Edebiyat Sosyal Bilimler Testi (Ed-Sos)
Sosyal Bilimler Testi (Sos-2)
Matematik Testi (Mat-2)
Fen Bilimleri Testi (Fen-2)
CEVAP ANAHTARI

31 Mayıs 2009
Çifte Kupa ve Şampiyon BEŞİKTAŞ…
Ölümle Yaşamı Ayıran Çizgi, Siyahla Beyazı Ayıramaz ki…

Şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik
Geceleri uyumadan sabahlar ettik
Uçurumlara düşmeden tut elimizi
Şampiyon ol Beşiktaş’ım mesut et bizi

23 Mayıs 2009
Issız Adam filmiyle iyice meşhurlaşan Semiramis Pekkan şarkısı olan “Bana Yalan Söylediler” in orijinali….
I’m just a gypsy who gets paid
For all the songs that I have played
And all the records that I have made
I’m part of a caravan
I have travelled on the land
Making music for my fellow man
And every song I played or wrote
With a sad or happy note
Some are made to make you laugh
Some are made to make you cry
I don’t know the reason why
But I’ll continue to travel
Though my guitar’s old and tiring fast
She just listens to me
Her music means more to me than any other woman I have known
She just listens to me
Her music means more to me than any other woman I have known
And I’ll continue to travel though my guitar’s old and tiring fast
She just listens to me
Her music means more to me than any other woman I have known
She just listens to me
Her music means more to me than any other woman I have known

21 Mayıs 2009
Çok gıcık oluyorum. Hatta sinir oluyorum. Bazen de içimden sayıyorum en kalaylısından. Ne yani s ile yazınca daha mı şirin olunuyor? S ile Z yi birbirinden ayıran bu şirinlik maskesini kim uydurmuş. Özledim yerine ösledim yazmak…Yazması kolay desem yok kardeşim yok. Z ile S Q klavyede altlı üstlü. Bu kadar mı ezik ruha sahibiz yani. Ösledim nece sorması ayıp? Türkçe mi, İngilizce mi, Tarzanca mı? Bana göre Salakça…Evet, evet z yerine s yazanlar kendilerini şirin sanan salaklardır. Google’da bir arama yapayım dedim “ösledim” diye, vay anam vay. Ortalık yanmış bitmiş kül olmuş. Sadece özlemek kelimesinde de yok bu. Mesela geçenlerde bir yerlerde gördüm. Özge yerine Ösge yazmış. Nesin yavrum sen? Dizilerde boğaza nazır yalılarda yaşayan zengin ailenin kelimeleri ağzında yuvarlayarak konuşan ne idüğü belirsiz züppe kızlarının söylemi değil mi bu S? Hani şu Berkecanlarla takılıp da Melisa’nın kankası olan kızlar? İşin bir diğer vahim boyutu daha var ki bunu yapan erkekler de var. Erkekimsiler…Size ne oluyor hadi onları anlar gibi yaptık da size ne oluyor bre delikanlılar. Kanınız artık deli deli akmıyor da ığıl ığıl mı akıyor yoksa.. Saldım çayıra gençlik. Başka harflere de başka zaman değineyim.
Hava çok sıcak sinirleniyorum. Camı açıyorum perde bile kıpırdamıyor üstelik bu Altan Tanrıkulu konuşurken ağzının sağında solunda tükürük biriktiriyor. Hatta bazen kamera yakın çekince dikkat edin baloncuk yapıyor ağzıyla. Çok çirkin görüntü. Bir de çok bilmiş konuşuyor ama hep tırt…
Bitti.